Aslında, bu âlemden daha güzel, daha kusursuz bir âlemin var olması olası değildir. Çünkü Allah, Bu âlemi kendi Rahmânî sûreti üzere yaratmıştır. Yani yüce Hakk'ın varlığı, âlemin yaratılması ile açığa çıktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan denilen varlığı, Allah'ın ölüm denilen şeyle yıkması onun yok olması değil; onu canlı tutan ruhunu kendisine çekmesidir. Bu nedenle ölüm, bir yok oluş değil ancak bir çözülmedir.
Çünkü her şey Hakk'a geri döner.
Şu halde insan denilen varlığın yaratılışındaki değeri, ancak gerçek manada Allah'ı zikreden/ anan kimse bilir.
Çünkü Allah, kendisini anan kimse ile yan yana ve iç içedir.
Bir insan, yan yana ve iç içe olan Hakk'ı görüp hissetmiyorsa, onun anışı gerçek bir anış değildir.
O'nu yalnız dille anan sonuca ulaşamaz. Bunu gaflet hâlinde olanların zikirlerinden anlayabilirsin. Onlar hangi uzuvlarıyla Allah'ı anıyorlarsa, ouzu Allah'ın huzurundadır, diğerleri değil.
Madem ki insan hayat sahibidir; şu hâlde Allah nasıl, insan denilen varlığı kollayıp gözetiyorsa, sen de kollayıp gözet.
Bu insana mutluluk verir. Öldürmeye çalışan kimse onun olgunluğa ulaşmasına engel olur. Oysaki insanın yaşaması ve olgunluğa ulaşması gerekir.