Lesley Hazleton: "Eğer Hz. Muhammed kız olarak doğmuş olsaydı ya çölde yırtıcı hayvanlara bırakılır ya gömülerek öldürülür ya da doğar doğmaz sessizce boğdurulurdu. Çünkü erkek evlat düşkünlüğü, Mekke'de, aynı dönemin İstanbul, Atina ve Roma'sında olduğu gibi, kız çocuklarının yüksek oranda öldürülmesi demektir."
Bernard Lewis Hristiyan leminde kullanlan "taht" kelimesi ile İslam coğrafyasındaki "serir" kelimelerini kıyaslayarak şöyle bir çıkarsamada bulunur: "Serir, oturmak ya da uzanmak için hazırlanmış ve bir meclisteki saygı gösterilen kimselere tahsis edilmiş yer anlamına gelmekteydi. (Oysa taht, yüksekte bir anlam ifade ediyor) Hristiyan ve İslam alimleri arasındaki bu tezat bile Müslüman dünyasındaki iktidar ilişkilerinin alglanmasının, Hristiyanlık alemindeki gibi dikey değil, yatay terimlerle olduğunu göstermektedir. İslam toplumu, ilke olarak daima, uygulamada ise zaman zaman bir
ölçeğe kadar insanlar arasında düzey farklılığını (hiyerarşiyi) ve ayrıcalıkları reddeden bir toplumdu."
Yıllar önce sıkılmış, bunalmış bir halde ve hiçbir şeyin değişmeyeceğini hayatımın sonuna kadar o şekilde yaşayacağımı düşündüğüm bir zamanda bir karar aldım. Ya kalacaktım ya gidecektim. Gitmeyi seçtim. Süreç hiç de kolay olmadı. Yorgunluklar, belirsizlikler...
Şimdi ise bu kararın bana bir lütuf olduğunu anlıyorum. Gerçekten de tebdil-i mekanda ferahlık varmış.