Hz Âişe (anha), "Hava bulutlandığı vakit Hz. Peygamberin yüzünün rengi değişir, yerinde duramayıp içeri girer, dışarı çıkar, öteye beriye gider gelirdi. Yağmur yağdığı vakit ise rengi açılırdı. Ben bunu, O'nun yüzünden anlardım. Kendisine sebebini sorduğumda, Ya Âişe, belki bu bulut Ad kavminin dediği gibi (bir azap) olur. 'Onu vadilerine gelen bir bulut hâlinde görünce bu bize yağmur verecek bir buluttur.' derlerdi.' buyurdu."
Emile Dermenghem: "Şu da bir gerçektir; Hz. Muhammed'in sözleri, kendi döneminde yaşayan insanların hoşlarına gidecek şekilde uydurmak suretiyle onları daha kolay kendisine çekip ikna etmek için taviz vermeyi aklından bile geçirmemiştir."
Bir gün Mısır valisi Amr b. Âs'ın oğlu bir deve yarışı düzenliyor. Bir Kıpti'nin devesi onun devesini geçince "Ben şereflilerin oğluyum." diyerek Kıpti'yi kırbaçlatıyor.
Bunun üzerine hac mevsiminde Kıpti, vali ve oğlunu Hz. Ömer'e şikâyet ediyor. Hz. Ömer, vali ve oğlunu Medine'ye getiriyor. Olayın doğruluğunu teyit ettikten sonra valinin oğlunu Kıpti'ye kırbaçlatıyor. Daha sonra Kıpti'ye, valiyi de kırbaçlamasını emrediyor.
Kıpti, "O beni kırbaçlamadı, gerek yok." mealinde karşılık verince Hz. Ömer, "Eğer onu da kırbaçlamak isteseydin seni alıkoymazdım." diyor.
Daha sonra Vali'ye dönüp diyor ki: "Annelerinin hür doğurduğu insanları ne zaman köleleştirdiniz."
Lewis: "Müslüman teologlar ve hukuk bilginleri, hiçbir zaman doza tarafından oluşturulan veya Allah'ın köle olmaya mahkum ettiği insan ırkları fikrini kabul etmemişti."
Kabilesinin himayesinden çıkmış birisi, Arap yarımadasında tamamen korumasız durumdadır. Mesela, sokakta durduk yere onu birisi öldürse hiçbir cezai yaptırım yoktur. Zira orada, kabilenin koruması haricinde oluşmuş bir hukuk yoktur.