Pharmacist

Pharmacist
يا مقلب القلوب ثبت قلبي على دينك
Emile Dermenghem: "Ashaptan birisi Hz. Peygamber'e şöyle bir soru sormuştu; 'Bizim, hayvanlara yaptığımız iyilik için acaba mükafatımız olacak mı?' Hz. Peygamber, buna cevaben şöyle demişti: 'Her can tasıyan, yüreği ve ciğeri olan bütün mahlukatın susuzluğunu giderenler için muhakkak mükafat verilecektir...' Ve devamında şöyle buyurmuştu: 'Bir kuyu yapan kimseye, o kuyudan su içen her bir deve için her seferinde ayrı ayrı mükafat verilecektir.'"
Sayfa 372·Kitabı okudu
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cahiliye döneminde Araplar, hayvanlara cok kötü davranıyorlardı. Hayvanlar canliyken yemek için koca parçalar halinde etlerini kesiyor, develerin boyunlarına işkence verici tasmalar takıyorlardı. Muhammed, acı verici ișaretleme yöntemlerini ve organize hayvan dövüşlerini yasakladı. Söylendiğine göre bir defasında, susamış köpeğe su veren adamın cennete, kedisini açlıktan öldüren bir kadının cehenneme gittiğini söyleyen bir hikâye anlatmıştı.
Sayfa 371·Kitabı okudu
Din
Sıfır, Müslümanlar tarafından kullanıldı. Onların buluşu olmamasına rağmen, Arap rakamları diye bilinen sistem onlar tarafından matematiğe dahil edildi ve Hindistanidan Avrupa'ya aktarıldı. Cebir, geometri ve özellikle trigonometri, Müslümanların geliștirdiği ilim dallarıdır.
Sayfa 368·Kitabı okudu
Din
Arapların ilk yazılı eseri Kur'an'dır. İslam'dan önce doğru düzgün bir yazısı olmayan bu toplum, "hat sanatı" gibi sadece yazı üzerinde yükselen bir sanatı oluşturmuştur.
Sayfa 367·Kitabı okudu
Din
Emile Dermenghem: "Araplar, o günkü hâllerine baktığımızda, lime lime olmuş yamalı elbiseler içinde bulunan kimseler olmalarına rağmen, şüphesiz o katılıklarını bir tarafa bırakmış büyük bir inceliğe sahip mümin insanlara dönüşmüşlerdi. Artık onlar, büyük bir yumuşak huyluluk ve letafet sahibi kimselerdi. Bu hâlleriyle yeryüzünde o gün hükümran olan büyük imparatorluklarının artık can çekişmekte olduklarını görüyor ve onların mirasçısı olabilecek kabiliyette olduklarını gösteriyorlardı. Müslümanlar, Germenler veya Vandallar gibi barbar ve istilacı olmadıklarını ortaya koymuşlardı. Aksine onlar, yıkılan o günün süper devletlerinin tarihteki görevlerini sürdürmeye hazır ve medeniyet dünyasını daha da ileri noktalara taşıyabilecek özelliklere sahip olduklarını göstermişlerdi. Müslümanlar, bu medeniyetin büsbütün göçüp gitmesine engel olmak için âdeta tam zamanında yetiştiler. Romalıların ve Perslerin ellerinde düşmekte olan medeniyet meşalesini teslim alıp Avrupa'nın 13. asırdan evvelki zamanlarında, Emevi ve Abbasi yönetimleri sıralarında Parthenon ve Chares arasında tarihin en güzel devirlerinden birini dünyaya yaşattılar. Çökmek üzere olan ve tarihte unutulmak durumu ile karşı karşıya gelmiş bulunan eski Grek medeniyetini gerçekten mahvolmaktan korudular."
Sayfa 365·Kitabı okudu
Din