Eger dil dilber be, dilber kî ye
eger dilber dil be, navê dil çi ye
ez dil û dilber tevlihev dibînim
nizanim ku dil kî ye dilber kî ye...
baba tahirê uryan
Çok kitap okudum daha önce fakat hiç okumamışım onu anladım. Kitapların okunma yaşı vardır; Kafkayı liseli bir genç de okur, 30 yaşındaki de 60 yaşındaki de. Ama lisedeki sadece okumak için okur, 30 yaşındaki şimdiyi anlamak için, 60 yaşındaki geçmişini anlamak için. Böyle Buyurdu Zerdeşt de işte bu anlamda yukarıdaki sözlerim için çok güzel bir örnektir. Daha önce de okudum, sadece okumamı geliştirmişim ama şimdi heyecandan kitabı bırakamıyorum elimden. Var olun sevgili okur
Zordur insanlarla yaşamak, zira öyle zordur ki susmasını bilmek.
eğer acı çeken bir dostun varsa, dinleneceği yer ol acısının; ama adeta sert bir yatak gibi ol, bir sahra yatağı gibi, en çok böyle faydan dokunur ona.
Ve bir dostun kötülük yaparsa sana, de ki:" Bağışlıyorum seni bana yaptığından ötürü; ama kendine yaptığını, nasıl bağışlayabilirdim ki bunu."
Zerdüşt şöyle dedi müminlerine:
İdrak eden insan düşmanlarını sevmekle kalmamalı, dostlarından da nefret edebilmeli.
Her zaman sadece öğrenci kalırsa insan, öğretmeninin hakkını vermemiş olur.
Saygı duyuyorsunuz bana; ya günün birinde değişirse saygınız? dikkat edin de bir heykel devrilmesin üstünüze!
Bakın şu adamlara: gözlerinden belli, bir kadının yanında yatmaktan daha iyi bir şey bildikleri yok yeryüzünde.
Çamur var ruhlarının temelinde; eyvah, bir de hâlâ tin varsa çamurlarında!
Hiç olmazsa hayvan olarak kusursuz olsalardı! Oysa hayvan olmak için masumiyet gerekir.