Yıllar hızla gelip geçiyor. İnsanlar gibi uluslar da birbirinden ilginç pek çok öyküyü yaşayıp geçiriyor. Eşekli Kütüphaneci
öyküsü de yaşandı, peribacalarının tepesinden yukarılara doğru uçtu gitti . Elde bir bu mavi beyaz kapaklı kitap kaldı.
'Yahu bize bir zamanlar eşekle, atla, katırla, sonra ciple kitap gelirdi. Çocuklarımızla, kadınlarımızla okur, yararlanırdık.Şimdi gelmiyor; acaba niçin gelmiyor?' diye soran köylü de yok. Köylüler bence daha en az seksen yıl daha sürecek ağır bir uykunun içinde. Bizim bir şairimiz vardır; adı Fazıl Hüsnü Dağlarca'dır. Onun dediği gibi :
Öyle dalmış ki
Yüzyıllar süren uykusuna
Uyandırmazsan uyanacak değil.