D ️

D ️
𝓅𝑒𝓇 𝒶𝓈𝓅𝑒𝓇𝒶 𝒶𝒹 𝒶𝓈𝓉𝓇𝒶
8/10
·59 syf.·
2026 3. kitabı
Yazarın üslubu aşırı hoşuma gitti, dili çok hoş kullandığını düşünüyorum; kitaptan çok fazla alıntı yaptım ve alıntıların her biri benim için ayrı ayrı güzel mezelerdi. Cümleler lezzetli olunca haliyle iştahım açıldı ve bir çırpıda okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. (zaten sayfa sayısı da az olan bir kitap) Kitabın kendisi, filmi, filmin şarkıları hepsi benim için çok keyifliydi.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
5/10
·96 syf.·
2023 13. kitabı
Kitabı, kitabın içinde geçen bir cümleyle anlatmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. ''Yazdıklarım tamamen sizinle ilgiliydi, bütün yaptığım, her şeye karşın, başımı göğsünüze yaslayıp yakınmadığım şeylerden yakınmaktı.'' diyor Franz Kafka. Yani bu kitap, onun babasına karşı yakınamadığı şeyleri yakınması için yardımcı bir araç konumunda denilebilir. Babası fiziksel şiddet uygulamayan biri olmasına karşın, babasının uyguladığı psikolojik şiddetin F. Kafka'yı bu mektubu oluşturmaya ittiğini söylemek mümkün. Hatta kitapta bir cümlede diyor ki: ''Şu da var ki, bana gerçekten bir kere vurmadın. Ama bağırışların, yüzünün öfkeden kızarışı, pantolon askılarını telaşla çıkarışın ve tekrar kullanmak üzere sandalyenin arkasına asışın benim için daha kötüydü. Sanki bir insanın asılışını izlemek gibiydi...'' Yani bazen babanızın ettiği bazı laflar, verdiği bazı tepkiler yüzünüze tokat gibi öyle bir çarpar, öyle ağır gelir ki bunları duymak yerine onun size gerçekten bir tokat vurmasının daha az acı verici olacağını düşünürsünüz. Bir başka cümlede ''Kendime güvenim bir anlığına güçleniyordu, daha fazla değil, diğer yandan sizin ağırlığınız beni her zaman daha güçlü bir şekilde aşağı sürüklüyordu.'' diyor. Bir babanın evladını motive edip evladına güven vermesi gerekirken tam tersine onun özgüvenini düşürmesi ne kötü bir şey. Ve çoğunlukla diyebilir miyim bilmiyorum ama maalesef ki böyle olan ebeveynler mevcut. Çocuğuna kendisini yetersiz hissettirip sonra da onu özgüvensiz olmasıyla suçlamak ne kadar da saçma. İncelememi yazdıkça fark ediyorum ki kitabı genel olarak incelemekten ziyade kitabın içindeki cümleleri irdeleyip durumlar hakkındaki düşüncelerimi söylüyorum. Aslında bunu sağlayan şey de kitabın kendisi. Kitabı okurken ister istemez bazı babaların tutumlarına karşı
Babaya MektupFranz Kafka · Olimpos Yayınları · 201954bin okunma
6/10
·256 syf.·
2023 12. kitabı
Okurken dış güzelliğin aldatıcılığını sık sık gözler önüne seren bir roman. Bir insan sadık değilse onun kaşının, gözünün güzelliğinin pek de bir önemi olmadığını fark ediyorsunuz. Kitaba adını veren karakter olan Canan, birden fazla adamın aşık olduğu güzel bir kadındır. Canan dış görünüş olarak herkesi büyüleyen biri olmakla beraber hovarda olarak nitelendirilebilecek biridir. ''Cahildim, Canan'ın güzelliğine kandım.'' cümlesi ona cuk oturacak bir karakter olan Lami, Bedia ile evlidir. Canan'ın cazibesine tutulan erkekler biri de odur, evet hem de evli olmasına rağmen. Lami karısının gözyaşına bakmadan onu boşar ve Canan'la evlenir. Bu karaktere kitabı okurken ne kadar sövdüğümü, sırf ona olan sinirimden bazen kitabı kapatıp okumaya nasıl devam edemediğimi bir bilseniz... Spoilera girmemesi için kitaptaki olayların devamından söz etmiyorum ama şunu diyebilirim ki ilahi adalet birazcık olsun yerini buluyor. Okuması zevkli bir kitaptı (Her zaman olduğu gibi Peyami Safa'nın üslubu sayesinde). Ama bence kitabın sonu zayıf bitiyor. Yani kitabın sonlarına yaklaşırken heyecanlı bir şekilde okuyup bir beklenti içine girdim ama beklentim tam karşılanamadı, bir eksiklik duydum. Kitap bittiğinde ''İşte budur ya!'' diyip gereken hazza ulaşamadım, bir yavanlık oluştu. Kitabı okuyup bitirecek olanlar bu dediğimin nedenini anlayacaklardır.
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,1bin okunma