Herkesin, başkasına biçim vermek, kendilerine uymayan yanlarını düzeltmek ve ortalamanın kalıplarına oturtmak için yedeğinde taşıdığı, ahlaksızlığın ahlakı olarak nitelenebilecek, ikiyüzlülükten ve ihanetten bir kalıbı vardı.
‘’…tam da her şey bitti derken telaşla gözlerinin ışığına uzanmam;…ne kadar gerekli olursa olsun herkesin yaptığı işlerden nefret etmem; dört yol ağzında durup günde beş vakit, dünyayı kendi sığlığı sanan herkese küfretme isteği;… aşkı ve şiiri dışlayan tüm ciddi ve önemli şeylerin hasta, hafif ve komik gelmesi…’’