Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum.
Kalabalıktan kurtulup incelme işini doğru yoldan beceremezsen, eğri yoldan hiç beceremezsin. İşte bunun için sakın bir daha yalanları uydurayım deme, Pip. Doğru yaşa, rahat olarak ölürsün.
Her şey ölür Zinochka, her şey, hatta anılar bile! Soylu duygularımız bile ölür. Onların yerini sağduyu alır. Yakınıp durmamızın ne yararı var? Hayatın tadını çıkar, uzun ve mutlu yaşa Zina. Yapabilirsen birini sev, bir cesedi sevemezsin!
Bana inan, belki seni senden daha iyi anlıyorum. Senin asıl sevdiğin o acayip çocuk değil, altın hayallerin, kaybettiğin mutluluğun, yüce ideallerin, buna eminim.