Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum.
“yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım”
Ama zaten onunla bir arada bulunurken her an acı içindeydim. Ona hiçbir zaman inanamıyordum, ne zaman, nasıl değişeceğini hiçbir zaman kestiremiyordum. Her şeye rağmen deliler gibi seviyordum onu.
Kalabalıktan kurtulup incelme işini doğru yoldan beceremezsen, eğri yoldan hiç beceremezsin. İşte bunun için sakın bir daha yalanları uydurayım deme, Pip. Doğru yaşa, rahat olarak ölürsün.