Aşkın her şeye galip gelmesini isterdim. Fakat aşk, hiçbir şeye yeterli gelmezdi. Tek yapabildiği onun adına savaşacak bir neden vermesiydi.
Tüm düşünceler ona çıkıyor, her gece ona aydınlanıyordu. Ve her sabah ona doğuyordu sanki. Onu görebilme ihtimali -onu göremesem dahi- sabahlarımı muhteşem kılıyordu. Aklım da tıpkı kalbim gibi bir tutulma yaşıyordu. Ahmak ruhum yine aşkın… Hayır, bu kez saf aşkın ardına takılmış sürükleniyordu. Oysa ben kadınlardan sadece haz toplar, bir iki günü geçmeden… Neyse, yine düşün gevezeliğim tuttu.