o gece olup bitenleri arkadaşlarımdan hiçbirine anlatmadım; bir zamanlar iç dünyamın ne kadar ölü olduğunu hiç bilmediler, şimdilerde nasıl yaşadığımı ve nasıl çiçek açtığımı da asla bilemeyecekler.
o zamandan bu yana her soluk alışımda damarlarımda dolanan sıcak kanın bilincindeyim ve yeni yaşam sevincini her gün iliklerime kadar hissediyorum. şimdi farklı duyguları olan, farklı bir adam olduğumu biliyorum; içimde yeni duygular uyandı ve bunların artık çok iyi farkındayım. kuşkusuz şimdi daha iyi bir insan olduğumu iddia edecek değilim, yalnızca daha mutlu olduğumu biliyorum, çünkü o buz kesmiş varlığımda yeni bir anlam buldum,
aslında kadınlar beni fazla etkilememişlerdi fakat etkilenmiş gibi davranmak nedense hoşuma gitmişti; onlara fiziksel olarak dokunmak isteğimi ve gözlerindeki manyetik cazibeden çok etkilendiğimi düşünmeleri, o an beni eğlendirmişti çünkü duygusal olarak soğuk bütün insanlar gibi ben de kendi arzularımı çoğaltmaktan ziyade başkalarının heyecanını ve arzusunu artırmaktan daha yoğun erotik bir haz alıyordum.
ayrıca mektubun sonuna kurşun kalemle alelacele şu sözler eklenmişti: "aptalca bir şey yapma, beni anla, beni bağışla!” mektubu önce içindeki habere şaşırarak okudum, ardından hızlıca tekrar gözden geçirdim, ikinci kez okuyunca belli bir utanç hissetmeye başladım ve içimi bir korku sardı. çünkü sevgilimin bende ortaya çıkacağını varsaydığı güçlü ve doğal duygulardan hiçbirini o an için hissetmiyordum, bunlara yönelik en küçük bir duygunun izi bile uyanmamıştı. onunla ilgili bu haberi duymak bana hiçbir acı vermemişti, ona karşı bir kızgınlığım yoktu, hele hele ona ya da kendime yönelik bir şiddete yönelmek aklımın köşesinden bile geçmemişti, kısacası bendeki bu duygu soğukluğu çok garipti ve en kötüsü bu durum beni ürkütmemişti bile.