— “Her şey, her şey aklımın içinde dolanıyor. İşin içinden çıkamadığım zamanlar o kadar fazla ki, aklım karışıyor. Bütün anlatılanlar da birbirine karışıyor ama hiçbiri kalbimin merkezine ulaşmıyor. Hepsi sadece aklımda bir düşünce pırıltısı olarak kalıyor. Bir öneme sahip değiller.”
— “Üzülerek söylemeliyim ki, sahip olduğum bütün bu duygular, zaman denen acımasızlık tarafından yutulup bir hiç edilecekler. Hatıralar kaybolacak ve ruh, bedenden ayrılacak. Boş bir kabuktan başka bir şey bulamayacağım elimde. Bir hayal edin. Ne denli bir acıdır bu! Bu düşünceler aklımda dolanırken yaşamak öylesine ağır bir yük ki…”