Dinle küçük adam! İnsan varlığının yoksulluğu, senin küçük kötülüklerinin her birinin ışığı altında aydınlığa kavuşuyor. Yaptığın küçük işlerden herbiri, senin alınyazının iyileştirme umudunu daha da uzaklara itiyor. Bu üzücü bir şey küçük adam, çok üzücü bir şey! Bu üzüntüyü duymamak için, acınacak küçük şakalar yapıyorsun ve buna da «halkın nüktesi» adını veriyorsun.
Hiçbir şey, bizi görmediğini ya da bizim gördüğümüzü görmediğini anladığımız, boş bakan bir çift gözden daha huzursuzluk verip allak bullak edemez bizi.