Kararsız kaldığım en güzel çelişkimsin sen. Kalmalı mıyım, gitmeli mi? Sevmeli be sevdiğim, sevmeli. İnsan bir tek kendi için sevmeli.
Kendinde yaşayanla yetinmeli. Beklentisiz sevmeli. Gelmeyeni, gelmediğinden ötürü sevmeli. Gelse, acılar depreşip yaralar kanayacak, gelmese, güzel hatıralarda teselli aranacak.
Hangisi gerekli insana?
Nefret mi? Aşk mı?
Bize düşen öç almaya gücü yetmeyen masumların hakkını almak değil mi? Bir mahkemede duymuştum, hâkim hem yargılayan hem de dava eden olamaz. Hâkim, davacıya karşı nasılsa davalıya karşı da öyle olmalıdır. Hiçbir caniye, "Sen katilmişsin!" diye mahkemede sert davranamaz.
"Bir gün hastanelerde okunmak için bir roman yazsam ve bu notlarımı içine karıştırsam...
"Büyük bir hastalık geçirmeyenler , her şeyi anladıklarını iddia edemezler.
"İki hasta kadar birbirine yakın hiç kimse yoktur.
"Hasta olmayanlar bizi ne kadar az anlayacaklar!
Beni susturan şey nefretimdi. En basit toplumsal davaları anlayamayacak kadar yabancı tesirler altında şahsiyetlerini kaybeden bu insanlarla münakaşaya mecbur olmanın küçüklüğünden muzdariptim.