Bu şehir öyle bir şehir ki, küçük bir kız üzülür, üzüldüğü anlaşılmaz. Kuşlar cehennem çığlıklarıyla ötüşür, duyan olmaz. Bir ağaç acıkır, kimse... hiç kimse umursamaz.
Pencereyi kapat anne. Hayır, sinekler değil, artık kelebekler geliyor ışığa. Kelebeklerden korkuyorum anne. Kısacık yaşamları, kocaman dev ağızları var onların. Rengarenk kanatlarının altında korkunç sırlar saklı. Benimle konuşmak istiyorlar. Bir gece uykudan aniden uyanan ve bacaklarımı koparan adamın, babamın adını fısıldıyorlar... deli babamı anne deli babamı bana anlatıyorlar... babam benimle sevişmek istemiş... babam benimle sevişmek istemiş... babam benim bacaklarımı... benim bacaklarımı... benim bacaklarımı onun için kesmiş...