Yazarlar iyi gelişmiş bir anlam duygusu için benlik saygısının gerekli olduğu, fakat yeterli olmadığı sonucuna varmışlardır; yani yüksek benlik saygısı olan bir kişinin düşük bir hayat anlamına sahip olması olasıyken, düşük benlik saygısına sahip olan bir kişinin yüksek bir hayat anlamına sahip olması olası değildir. İnsan, Erik Erikson'un ileri sürdüğü gibi, tatmin edici bir anlam duygusu geliştirmek için önce benlik değeri ve kişisel kimlik oluşturma problemini çözmelidir.
Kuşkusuz yalıtım için bir "çözüm” yoktur. Bu varoluşun bir
parçasıdır ve onunla yüzleşmemiz ve onu anlamamız gerekmektedir.
Diğerleriyle alışverişte bulunmak, yalıtım korkusunu hafifletmede
elimizin altında bulunan en önemli kaynağımızdır. Karanlık bir
denizde yalnız gemileriz hepimiz. Diğer gemilerin ışıklarını görü-
rüz - uzanamadığımız, ama varlıkları ve benzer durumlarının bize
biraz rahatlama sağladığı gemilerdir bunlar. Mutlak yalnızlığımızın
ve çaresizliğimizin farkındayız. Ama eğer penceresiz hücremizden
kaçabilirsek bizimkiyle aynı korkuyla yüz yüze olan diğerlerinin
farkına varırız. Bizim yalıtım hissimiz diğerleri için şefkat duyma-
mızı sağlar ve artık o kadar da çok korkmayız. Görünmez bir bağ
aynı deneyimi yaşayan insanları bağlar - ister zaman ve mekânda
paylaşılan bir hayat deneyimiyle olsun (örneğin aynı okula gitmek),
ister yalnızca bir olayın seyircileri olarak.