....Bunlara rağmen kadın olmak başlı başına bir ihtilaldi. Her gün bir zihni fethedip varlığını olduğun gibi kabul ettirmekle geçen gündelik ama sonsuza kadar süren bir ihtilal. Her gün yeniden başlayan hiç bitmeyen bir direniş. İnsan yerine konulmanın savaşı! Kendi kadınlığından bihaber, dekolte vitrini gibi gezinen birçoklarının arasında engellere rağmen ilerlemeye çalışılan bir yoldu kadınlık.
Bu insanlara hakaret etmek istemişti ama bu hakareti herkes sevmişti. O sırada Latife hanım sinirden belki kudurabilirdi ama ifadesindeki tebessüm ve ellerini narince birbirine vurması ile tam bir hanımefendiydi... Onun zamanındaki hanımefendiliğin anlamı, hayatta kalabilmek için birbirlerini zehirleyen kadınlar tarafından padişahın haremlerinde verilmişti.
Yoklukla savaşanlara duygular fazla gelirdi, utanç her yanı kış gibi sarar, eksiklik içinde yaşamanın, zorlukları fırtınaya dönüşür, hisler buz tutar ve yargılar ağır basardı. İnsan akıllıysa, işte bu zamanlarda hep duygularından kaçardı. Çünkü o duygular hayat mücadelesinde olanlara sanki haramdı.