Renginiz, diyarınız her ne olursa olsun, ömrünüz ne kadar vefa ederse etsin siz, insanlara en iyi şekilde hizmet etmek için, ardınızda güzel hasletler bırakmak için çalışın. Gerisi teferruat.. Gerisi mukadderat...
Çamlıca Basım Yayın İnsan ve Hayat Kitaplığı·Kitabı okudu
Talep edilen, yerine getirilmezse “iki elim al on parmağım yakanda bil” diye ikaz olunur. O iki elin yakamızdan mi değil yanımızda, elimizden tutması temennisiyle, iki cihanda aziz olunuz.
Çamlıca Basım Yayın İnsan ve Hayat Kitaplığı·Kitabı okudu
Kendini ifade etmekten yoksun, altyapısı zayıf, okumayan, yazmayan, düşünmeyen bir gençlik ile oturmasını kalkmasını bilen, üslubu, usulü hem yaşayan hem yaşatan gençlik bir olabilir mi hiç?
Elbette olmaz. O yüzden sen okumana, yazmana, ilmine, irfanına dört elle sarıl kıymetli genç. Aç kulağını, zihnini, fikrini, gönlünü. Aç elini, et duanı ve doldur sandığını gerçek hazinelerle. Onlar öyle hazineler ki asla değerleri azalmaz, sahibine yük olmaz.
Artık devir, elindekilerle en iyi işleri ortaya çıkarma devri. Ve anlayanlarla konuşma, usul, üslup bilenlerle beraber olma devri.
Onun için sen kendi işine, gücüne, vazifene odaklan. Güzelliklerin içinde, kötülüklerin uzağında ol, kıymetli genç...
Kumaşa "çapıt" , eser'e "yapıt", cevaba "yanıt", denile "kanıt" denilen bir ülkede elbette ki musiki de "müzik" olur ve siz bir takım düşük seviyeli ekran şovmenlerine "sanatçı" demek zorunda kalırsınız.