Ne günümüz var ne de gülistanımız,
Ne bagimiz var ne de bistanımız,
Bir canımız var bir de Cananımımız,
Bize can da yeter canan da.
Canımızı cananın canına sunmuşuz,
Gönlümüzü cananın gönlüne koymuşuz ,
Tenimizi cananın tenine vermiş,
Bize can da yeter canan da.
Dest-i tardan naçar kaldım
Umman-ı derde daldım.
Gönül taht harap oldu
İçim Ah-u zarla doldu.
Gelmez yar hüzn dolu leyalime
Merhem sürmez perişan ahvalime.
Yar nedendir bu kahrın?
Dilhâaneme saldığın zahmın.
Şimdi firavunla çarpar afakım
Vuslat anını bekler ruh-u Revanım.
Ey sinemi harıyla çak çak eden canım
Terimde pervaz eden reyhanım.
Müştakım ahu didelerine
Gonca gonca süzülen Handelerine.
Gel mahım ol kararan gökkubbemde
Ziyalar saçan zarif Çehrenle.
Artık sona ersin bu mihnet
Envarıyla mest etsin saadet.
Sevgi suyunda arın,
Kalmasın kirin, pasın,
Canda ersin canın,
Ancak bulur vefâyı
Topraktan al Namını
Kimse bilmesin yadını
Meyve kuşansın dalını
Ancak bulursun Sefâyı
Nazarın gülden olsun
Kelamın baldan olsun
Edep baş tacın olsun
Ancak bulursun Mevlâ’yı
Ey Seyyid bırak inadı serden
Mevla istemezse ne gelir elden
Bir gonule gir erkenden
Ancak bulursun devâyı