İnsan sürekli en asli olandan, en hakikiden, en lazım olandan kaçar. Hayatımız süre giderken de önemli kararları almaktan, var olanı değiştirmekten kaçarız; en önemli olan ile yüzleşmekten geri gelip gündeliği, herkesin güvenli çemberine, alışık olduklarımıza geri dönme eğilimi hayatımızın tümünü belirler.O halde kendi gündelik hayatımızı durumun bir mikro temsili sayarak rahatlıkla en çok kaçılan; en önemli ve hakiki olandır diyebiliriz, küçük çapta insan hayatı içerisinde de güvenli alana sığınma eğilimiimiz bu sonucu doğrular.