Kısacası, bir aile kendisinde olmayan bir değeri ya da kendisinin sergilemediği bir davranışı çocuğuna veremez.Çocuk henüz soyut düşünemediği için, ne gözlemlerse onu yapar.Bulunduğu ortamda gözlemlediği davranışları doğru kabul eder.Onun için çocuğa değer kazandırmanın en iyi yolu, çocuktan beklenen davranışı ailenin ilk olarak kendisinin yapmasıdır, yani model olmaktır.
Birey yetiştirmenin temelinde iki farklı bakış açısı yatar : mekanik ve organik bakış.Mekanik bakış açısına sahip aileler, çocuğun şekillendirilmesi gerektiğini düşünür.Ailenin kafasında bir yetişkin modeli vardır ve o çocuğu o modele ulaştırmak için değiştirmeye çalışır.Toplumsal normlara ve kendi isteklerine uyması için ona baskı yapar.Nasıl bir heykeltraş heykele şekil veriyorsa, aile de çocuğa şekil verir.Aile kendisinden yola çıkarak çocuğu yetiştirmeye,sürekli ona bir şey vermeye çalışır.
Organik bakış açısına sahip aileler,çocuğu şekillendirmeye çalışmaz.Aile kendisinden değil, çocuktan yola çıkarak onu yetiştirmeye çalışır.Bu anlayışa göre çocuğun şekillendirilmeye ihtiyacı yoktur.O zaten bir tohum gibi açacak ve doğal olarak büyüyecektir.Aile sadece gerekli ortamı sağlar.
Ödülü bir ya da iki defa çocuğun hiç deneyimlemediği bir etkinliği deneyimletmek için kullabilirsiniz.Ama o durumda bile hemen iç motivasyon oluşturmalısınız.
Bir okulun amacı sadece en iyi öğrencileri kazanmaksa ya da bir şirketin amacı sadece en iyi çalışanlardan verim almaksa , bu sistemde sorun yoktur.Ama bir okulun amacı her çocuğu kazanmaktır.Çocuk akademik olarak zayıf olsa da onun ruhunda reddedilme ya da istenmeyen kişi duygusu yaratmaya kimsenin hakkı yoktur.Bir şirketin amacı da her çalışanın yüksek motivasyonla çalışmasını sağlamaktır.Rekabetten dolayı , kazanma ihtimali olmayanlar öğrenilmiş çaresizlikten dolayı, çalışmayı bırakıyor.Bu da genel verimsizliği olumsuz etkiliyor.