Victoria forester - uçabilen kız
“Bazı kitaplar sadece hikâye anlatır, bazılarıysa sana uzun süre hissini bırakır. Uçabilen Kız tam olarak ikinci türden bir kitaptı benim için.
Konusu ve işlenişi gerçekten çok sürükleyiciydi; özellikle bazı sahnelerde gerilim ve heyecan ciddi anlamda yükseliyor. Piper’ın yaşadığı yalnızlık hissi ve farklı olmanın verdiği ağırlık da hikâyeye güzel bir duygu katmış.
Her ne kadar bazı bölümleri biraz yavaş ilerlese ve temposu düşse de genel atmosferi, verdiği his ve merak duygusu kitabı bırakmamı engelledi. Fantastik tarafı kadar duygusal tarafı da güçlü bir kitaptı.
Kısacası; kusurları olsa da okurken keyif aldığım, dünyasına girmesi kolay bir kitaptı.
7/10
"Babamınbırakıpgidişinintadıvarsuda; hiçoradaolmayışının, gittiktensonrabanaaithiçbirşeyinolmayışınıntadı..."
İrlandalı yazar Claire Keegan 1968 yılında Wicklow'da Katolik ve çiftçi bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelmiştir. İrlanda kırsalında bir çiftlikte büyüyen Keegan 17 yaşında eğitimi için ABD'de New Orleans'a taşınır. Loyola Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Siyaset Bilimi eğitimi alan Claire Keegan 1992 yılında ülkesine geri döner. Galler Bölgesi'nde eğitimine devam eden Keegan, yaratıcı yazarlık üzerine yüksek lisans yaparken aynı zamanda lisans öğrencilerine dersler verir. Keegan eğitimini Trinity Kolej'de Felsefe yüksek lisansı ile taçlandırır.
Claire Keegan'ın ilk kısa öykü derlemesi Antarctica, ABD'den dönüşünden tam yedi yıl sonra yayınlanır. Antarctica ile hem İrlanda Edebiyatı Rooney Ödülü'nü hem de William Trevor Ödülü'nü kazanan Keegan, Edebiyat sahnesine gürültülü şekilde çıkar. (Maalesef Antarctica Türkçe'de yer almıyor.) 2007 yılında Walk the Blue Fields (Mavi Tarlalardan Yürü Çev. Duygu Şahin, Yüz Kitap) adlı yine kısa öyküleri yayınlanır. 2010 yılında yayınlanan "Foster", Jaguar Yayınlarından Behlül Dündar çevirisiyle "Emanet Çocuk" adıyla 2021 yılında Türkçe'ye taşınmıştır. Foster, başlangıçta Keegan'ın adını da duyurduğu tür olan kısa öykü şeklinde The New Yorker'da yayınlanır. Oldukça ses getiren öykü The Best American Short Stories 2011'de de yer alır. Türkçe'deki Emanet Çocuk ise sonradan Faber and Faber tarafından bir novella olarak yayınlanan versiyondur. Kitabın yankıları kesilmez; Foster İrlanda Lise Bitirme Sınavı için bir metin olarak yer alırken, An Cailín Ciúin ( Sessiz Kız, 2022) adıyla sinemaya uyarlanır. Keegan, Foster'ın başarısını aşan
Kalbi kırılmış, ihanete uğramış ve kadınlara güvenmeyen güvenini kaybetmiş bir lord ile annesinin zoruyla rahibe olan ama özgürlüğüne sıkı sıkıya bağlı bir genç kızın hikayesini anlatıyor Güzel bir film tadında bir romandı.
Çok hoştu heyecanlı ve aksiyonu yüksek bir konuydu. Sıkılmadan bir günde okunurdu. Beni yormadı anlatımı akıcıydı. Kafa dağıtmalık bir roman.
İskoçyalı'nın AşkıAmanda Forester
Bayıldım! Tek kelimeyle harika.. o kadar güzel bir kitap, konu içeriği, temel mesajı , konusu süper. En sevdiğim kitap. Mutlaka tavsiye ediyorum.. herkes okumalı bu harika, mükemmel, olağanüstü kitabı. Konusunu söyler isem kitabı okumanın anlamı kalmaz. Ama okuyun. Ben okudum cooook beğendim.
️
Gencoy Sümer'in polisiye edebiyata kazandırdığı, kıvrak zekasıyla çözemediği muamma olmayan Dedektif Percule Hoirot ile ilk tanışmamız "Aile Sırrı" romanıyla olmuştu. "Bir Ölüm Kalım Meselesi"nde Percule Hoirot yine zekasını konuşturuyor ve sebep fırsat ilişkisini baz alarak, gözlem yeteneğini de devreye sokarak beş ayrı cinayetin ardındaki sır perdesini kaldırıyor. Gencoy Sümer'in akıcı kalemi, temiz Türkçesi, zekice yazılmış kurguları ile bir çırpıda okunan bir polisiye olmuş. Kitap okurunu nostaljik bir havaya soksa da aslında olaylar günümüz İngiltere'sinde geçiyor. Londra'nın Maida Vale semtinde sadık uşağıyla yaşayan Percule Hoirot'nun muamma çözmekteki yeteneğinin yanı sıra damak zevkine de hayran oluyorsunuz. Gencoy Sümer'in Feneryolu Cinayetleri romanının kahramanı Kerim Ülkü'nün de ünlü bir lokantanın sahibi oluşu, insana iki karakterin ortak bir noktası olduğunu düşündürüyor. Kimsede olmayan, benzersiz bir damak zevki...
Polisiye seviyorsanız, muamma seviyorsanız, polisiye öykü seviyorsanız ve en önemlisi de Percule Hoirot gibi zekâsıyla aklınızı başınızdan alan dedektiflerin vakaları nasıl çözdüğüne şahit olmak istiyorsanız, Bir Ölüm Kalım Meselesi'ni mutlaka okumalısınız.
ÖYKÜLER:
YILBAŞI GECESİNDE CİNAYET: Percule Hoirot yılbaşı gecesi yemeği için yakın dostu Lord Charles Maxwell ve eşi Lady Catherine tarafından Maxwell Malikânesine davet edilir. Hoirot bu davete epey şaşırır zira Lord Maxwell'in daha önce yılbaşı daveti verdiği görülmemiştir. Yine de bu nazik daveti geri çevirmez. Malikâneye gelir gelmez, uzun yıllardır Maxwelllerin kâhyalığını yapan David Brent'in kulenin balkonundan düşerek hayatını kaybettiğini öğrenir. Olay soruşturulmuş ve sonunda Brent'in kazara balkondan düşüp öldüğü kanısına varılmıştır. Lord ve Lady de aynı düşüncededirler