Yaptığımız her şeyi yapmamızın nedeni budur. Bütün kemikleri bir araya toplama işidir bu. Sonra ateşin yanına oturup kemikler üstüne hangi şarkıyı, hangi yaratılış ilahisini, hangi yeniden yaratılış ilahisini söyleyeceğimizi düşünmeliyiz. Ve anlattığımız gerçekler şarkıyı oluşturacaktır.
Durmaktan korkmak; harekete geçmekten korkmak; durmadan üçe kadar sayıp başlayamamak, üstünlük kompleksi, müphemlik hissetmek, ama yine de başka açılardan tamamen yetenekli, tamamen işlevsel olmak. Bu saydıklarımız bir çağın ya da bir yüzyılın hastalığı değildir ve kadınların her tutsak alınışında, vahşi doğanın her tuzağa düşürülüşün de, her zaman ve her yerde bir salgın şeklinde kendini gösterir.
Dans etmelerineyse neredeyse hiç katlanılamadı, öyle ki, kimsenin onları göremeyeceği ormanda ya da gizli köşelerde veya çöpü boşaltmaya çıkarken dans ettiler. Süslenmelerine kuşkuyla bakıldı. Neşeli bedenleri ya da giyecekleri, incitilme ve cinsel saldırıya uğrama tehlikelerini artırdı. Sırtlarındaki elbiselerin bile onlara ait olduğu söylenemezdi.