Buradaki herkes birşeylerden korkmuyor mu? Ya kendi içimizdekilerden, ya birbirimizin içindekilerden, ya da dışardakilerden korkuyoruz. Değişimden korkuyoruz. Değişmemekten korkuyoruz. Olağandışı her şey karşısında donakalıyoruz; rutinimizde değişiklik olunca ödümüz kopuyor. Herkes değişmek istiyor, ama en büyük tehdit de o aslında. Sonra ne oluyor? Yaşadığımız dünya o kadar tehlikeli hale geliyor ki, boyumuzu aşıyor...
"... Kabustan uyanmak kolaydır, " demişti. "Ama kabusun dehşeti geçtikten sonra geride kalan düşünceler ve fikirler, kabusun kendisinden bile kötüdür."
Bu kapılar dışındaki her şey feci. Nefret, cinayet, ölüm. Bunlar nereden geliyor? Kim yapıyor? İyi insan kaldı mı? Belki bunlar, Sırık'ın inandığının aksine, Şeytan dünyaya geldiği için değildir. Belki sebebi hepimizin daha kötü insanlar olmasıdır. Belki artık buraya gelmesine bile gerek kalmamıştır, yapacaklarını onun namına biz yapıyoruzdur.