Mizah, kendini koruma savaşında, ruhun bir başka silahıydı. Mizahın, insan yapısındaki diğer her şeyden çok, birkaç saniyeliğine de olsa, uzaklaşarak bir durumum aşılmasını sağlayabildiği, çok iyi bilinmektedir.
Gerçek: insanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedef, sevgidir. O anda, insan şiirinin insan düşünce ve inancının vermesi gereken gizin anlamını kavradım: İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu. Dünyada hiçbir şeyi kalmayan bir insanın, kısa bir an için de olsa sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım. Tam bir yalnızlık konumunda insan, kendini olumlu eylemle dile getiremediği çektiği acılara doğru bir tavırla -onurlu bir tavırla- katlanmaktan başka yapacak hiçbir şeyi olmadığı zaman, sevdiği insana ilişkin içinde taşıdığı imge sevgiyle yoğunlaşarak doyuma ulaşabiliyordu.
"sadece bir saniye için hayatın da mesaisi olması gerektiğini düşündü zargana. yani yaşanacak zamanın tercih edilmesi gerektiğini. gece ya da gündüz. ikisini birlikte yaşadığı için mutsuzdu insan. kaldıramıyordu aynı hayatın içinde hem geceyi hem gündüzü. onun için uyku vardı belki de. ve onun için bu kadar mutsuzdu belki de uyuyamayan insanlar."
"zor değil, dedi kendi kendine. insanları anlamak zor değil. hepsinin de doğum izleri gibi karakter izleri var sağlarında sollarında. biraz dikkatli bakmak yeter. haritalara benzerler. ölçeklerinin nerede yazıldığını bulana kadar korurlar esrarlarını. sonra bir güneş kadar bilinir hayatları.”