Viagra ve ereksiyon bozukluklarını tedavi eden diğer ilaçların bu kadar kazançlı bir endüstri haline gelmesine şaşırmamak lazım. Kadının cansız seks dürtüsünü şarj edecek bir ilaç arayışının milyar dolarlık bir hadise olması sürpriz değil. Ancak elbette fizyolojik küçük hamleler bütüncül bir problemin gerçek çözümü olamaz. İnce bir şekilde hedefe kilitlenmiş ilaçlar bedeni metabolik bir çevrim süresi boyunca fıkır fıkır hissettirebilir ancak libidoyu muhafaza edemez, bunun için işleri kolaylaştıran bir ortam ve en azından birlikte olmaya (Fourier bunu "tutkulu çekim" olarak adlandırır) dair bir kas hafızası gereklidir. Bu yoksa, bakımsız parmaklıklardaki bambu çiğneyen, bakıcıların gösterdiği pornoları seyreden ve -bir iki gönülsüz girişimden sonra çiftleşemeyen istikrarsız pandalar oluruz.
Alıntı
BİR DÜŞÜNCE DENEYİ: MARX OLMASAYDI...
Karl Marx ve Friedrich Engels'in tüm etkilerinin -sanki hiç var olmamışlar gibi- literatürden silindiği bir senaryoda, Sosyalizm'in tarihi tamamen farklı yazılırdı. Bu, Sosyalizm'in omurgasının, pusulasının, nihai hedefinin ve kaderinin tamamen değişmesi anlamına gelirdi. Marx ve Engels olmasaydı, sosyalizm elbette yine var olurdu; nitekim, onlardan önce de vardı. Ancak bu sosyalizm, bugün bildiğimiz, bir dönem dünyayı iki kutba ayırmış o kudretli ideolojiye asla dönüşemezdi. Evet, Marx ve Engels sahneye çıkmadan önce de sosyalizm vardı (Saint-Simon, Charles Fourier, Robert Owen). Ancak bu Sosyalizm düşüncesine bugün (Marx'ın taktığı isimle) "Ütopik Sosyalizm" denmesinin sebebi, bu düşünürlerin kapitalizmin neden çökeceğine dair ekonomik bir kanıt sunamamalarıydı. Bu düşünürler, kapitalizmi "verimsiz" ve "ahlâksız" olduğu için eleştiriyorlardı, ancak tarihin zorunlu bir sonucu olarak çökeceğini iddia etmiyorlardı. Onlar, zenginlerin ahlâkına seslenerek "daha adil bir dünya" kurmayı umuyorlardı. Bu düşünürler, kapitalizmin yarattığı vahşeti görüyor ve buna karşı ahlaki bir itiraz yükseltiyorlardı. Çözüm önerileri, zenginlerin vicdanına seslenmek veya toplumdan izole, küçük, eşitlikçi "örnek köyler" (falansterler) kurmaktı. -Reha Kansu, "Bir Düşünce Deneyi: Marx Olmasaydı Sosyalizm Ne Olurdu?", besincidevre.org, 13 Ocak 2026-
Sosyalizm
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
“Bir toplum, kadınlarına verdiği değer kadar ileridir.” – Charles Fourier
Alıntı
Fourier Katsayıları Arasındaki İlişki
Haberleşme 1 sınavına çalışırken çok güzel bir şey farkettim. Hoca bazı fonksiyonların hazır Fourier dönüşümlerini kullanabilirsiniz dedi. Ben ise kütüphanede sıfırdan çıkarırken bir şey farkettim sin ve cos katsayılarındaki bazı terimler integral aldığım nokta ve öncesine bakınca sanki bir benzerlik bir ilişki gördüm. Sonra akşam uyumadan bilgisayardan Fourier hayatını araştırmaya başladım. Bir yazıya denk geldim ve orada Fourier transformu baştan anlatıyordu. Fourier transform yapılırken n*n den karesel bir algoritma karmaşıklığı geliyordu. Ama bu aynı olan terimlerden dolayı bu işi n*logn yani lineere çok yakın bir algoritma karmaşıklığı ile yapabiliyoruz. Buna aslında fast Fourier transform diyorlarmış. Ben aslında hazır formülü kullanmayı reddettiğimde anlam vermeye çalıştığım o terimlere ne tevafuk ki akşam uyumadan önce okuduğum bir yazıda denk geliyorum. Salt okuduğun bir şey olmuyor bu, sanki birbirinden haberi olmadan bu işi yapan 2 bilim insanı gibi.
Toplumsal ilerleme ve tarihsel devir değişimleri kadınların özgürlüğe doğru ilerleyisiyle orantılıdır ve toplumsal düşüş kadınların özgürlüğündeki azalma sonucunda gerçekleşir. "Charles Fourier"
Viagra ve ereksiyon bozukluklarını tedavi eden diğer ilaçların bu kadar kazançlı bir endüstri haline gelmesine şaşırmamak lazım. Kadının cansız seks dürtüsünü şarj edecek bir ilaç arayışının milyar dolarlık bir hadise olması sürpriz değil. Ancak elbette fizyolojik küçük hamleler bütüncül bir problemin gerçek çözümü olamaz. İnce bir şekilde hedefe kilitlenmiş ilaçlar bedeni metabolik bir çevrim süresi boyunca fıkır fıkır hissettirebilir ancak libidoyu muhafaza edemez, bunun için işleri kolaylaştıran bir ortam ve en azından birlikte olmaya (Fourier bunu "tutkulu çekim" olarak adlandırır) dair bir kas hafızası gereklidir. Bu yoksa, bakımsız parmaklıklardaki bambu çiğneyen, bakıcıların gösterdiği pornoları seyreden ve -bir iki gönülsüz girişimden sonra çiftleşemeyen istikrarsız pandalar oluruz.
Alıntı