🚫 BOYKOTLU ENERJİ ŞİRKETLERİ: bp, shell, opet, castrol, aygaz, mogaz, lipetgaz, socar, exxonmobil, omv, eni, zorlu enerji, electrip, petrol ofisi ✅ ALTERNATİFLER: aytemiz, Türkiye petrolleri (tp), soil ❌ BOYKOT DUYURUSU ❌ Bu markalar; israil’le doğrudan veya dolaylı bağlantılıdır, LGBT propagandası yürütmektedir ve İSLAM’a düşman içerikleri yaymaktadır. FİLİSTİN’e zulmeden sistemlere ekonomik destek sağlarlar. 📛 BOYKOT EDİLMESİ GEREKEN MARKALAR: Walt Disney Company Disney+ Marvel Studios Lucasfilm (Star Wars) Pixar 20th Century Studios (eski Fox) Hulu ABC ( TV American Broadcasting Company) ESPN Walt Disney India
Sosyal medyanın doğasındaki "çift yönlülük" (birebir etkileşim ve eleştiri), onun demokratik bir kamusal alan olabilmesi için oksijen gibidir. Bu oksijeni kestiğinizde, elinizdeki modern araç ne kadar ileri teknoloji olursa olsun, dijitalleştirilmiş bir tek taraflı brifing veya bir 1930'lar diktası monoloğuna dönüşür. 1930'larda radyonun cazibesi, liderlerin Kongre/Parlamento veya kendilerine zor sorular soran muhalif gazeteciler olmadan halkın beynine doğrudan sızabilmesiydi. Trump’ın Truth Social’ı kurması ve ana akım medyayı (buna Fox News da dahil olmuştu) "halkın düşmanı" ilan etmesi tam olarak bu refleksin ürünüdür. Amaç, soru sorulmayan, hesap sorulamayan ve liderin kendi gerçekliğini mutlak doğru olarak dayatabildiği pürüzsüz bir alan yaratmaktır. Sosyal medya bize "herkesin sesinin eşit çıktığı" illüzyonunu satar. Ancak Truth Social gibi tamamen tek bir figürün etrafında ve belirli bir ideolojik homojenlik içinde kurulan platformlarda interaktiflik bir aldatmacadır. Oradaki etkileşim, bir tartışma veya eleştiri mekanizması değil, bir "onaylama ayini"dir. Eleştiri kabul etmeyen bir kibir, platformun algoritmasını ve topluluk kurallarını da bir filtreye dönüştürür. Muhalif sesler ya doğrudan engellenir ya da linç kültürüyle dışarı atılır. Sonuçta ortaya çıkan şey, meydandaki lideri alkışlayan homojen bir kitlenin dijital simülasyonudur. Burada Roosevelt ile Trump arasında ince bir fark var. Roosevelt de radyoda tek taraflı konuşuyordu (teknoloji gereği) ama üslubu bir diyalog simülasyonuydu; halka akıl yürütme alanları bırakıyor, onları rasyonel ortaklar olarak konumlandırıyordu. Trump ise sosyal medyanın diyalog imkanını bilinçli olarak kapatıp, üslubunu bir emir-komuta zincirine veya "sadakat testine" dönüştürüyor. Eleştiriyi kabul etmemek, sadece bir
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Siyah saç mavi göz beyaz ten sarışın aynı özellikleri sollarmis Amanda seyfried çok beğenirim ama Megan Fox yanında o sönük kalıyor demin önüme film düştü bir tane gerçi orada eziksi dursa da en iyi hali de geçmezdi.Ama yeni hali berbat Meganin herşeyin doğalı cidden
Parmak el teorisi yanlış çıktı bu arada gözlemlerim sonucu küçüklük düşüncesi teorisi işte dgdhdh güzel eli olan güzel olmuyormus hep benim el de sol güzel narin eh çok olmasa da sağ da eğri geliyor yazmaktan fln dgdhgdh bir de Barbaraya baktım eli çirkin ama kadının yüzü bir başka sonra şey Megan Fox eline bak iiii ama yüzü fena
Trump’ın "büyük başarı" olarak pazarlamaya çalıştığı Suriye ve İbrahim Anlaşmaları denklemi, aslında coğrafyanın ve bölge aktörlerinin yapısal gerçeklerine toslamaya mahkum bir illüzyondan ibaret. Ahmed el-Şara zaten Fox News ve Arap medyasına verdiği mülakatlarda bu konudaki rengini belli etti; Golan Tepeleri işgal altındayken ve sınırda somut bir çözüme ulaşılmamışken Suriye'nin "Birlikte var olma" temalı bir İbrahim Anlaşması'na doğrudan imza atmasının Körfez ülkeleri gibi kolay olmayacağını söyledi. Eğer Şara bu masadan tamamen kalkarsa, Trump’ın iç kamuoyuna ve kendi seçmenine söyleyeceği yalan veya üreteceği "bahane" muhtemelen şu iki argüman üzerine kurulacaktır. Şara’nın eski El-Kaide/Nusra geçmişini ve Suriye içerisindeki radikal cihatçı klikleri hatırlatarak, "Biz onlara bir şans verdik, her şeyi temizledik ama içerideki radikal İslamcı unsurlar medeni dünyanın barış elini sıkamayacak kadar ilkel" diyerek faturayı Şara’nın "yetersizliğine" veya "radikal tabanının baskısına" kesecektir. Klasik iş adamı mantığıyla, "Zaten çok büyük talepleri vardı, Amerika’nın parasını vermedik, anlaşma bizim şartlarımızla olmadığı için masayı ben devirdim" diyerek başarısızlığı bir "maliyet tasarrufu" gibi pazarlayacaktır. Türkiye'yi dışarıda bırakarak Şam’da yeni kurulan bir yönetimi İsrail ile normalleşme masasına oturtmayı düşünmek tam anlamıyla bir jeopolitik cehalettir. Şara hükümeti bugün askeri, lojistik ve hatta ekonomik olarak (Cengiz Enerji gibi Türk şirketlerinin büyük enerji yatırımları üzerinden) büyük oranda Ankara’ya göbekten bağlı durumda. Türkiye’nin rızası ve stratejik onayı olmadan Şara’nın Tel Aviv ile bir barış tescillemesi sahanın doğasına aykırı. Şara, Trump'ın bu "İbrahim Anlaşması" hevesini adeta bir kalkan gibi kullandı; Washington'a bu yeşil ışığı
1000Kitap
Mr.Fox
"Ben kimim ki, Kylie? Neden tilki? Neden at, böcek veya kel kartal değil?
Felsefe-Düşünce