Hayatımın bir televizyon şovu olduğunu birden hatırlamış gibiydim; şovun yapılabilmesi için her gün insanlar ölüyor, çocuk, kadın demeden en feci şekilde kıymaya çevriliyordu, sırf ben tek kullanımlık plastik ambalaj katmanlarına sarılmış çeşitli öğle yemeği opsiyonlarından birini seçebileyim diye.
(...)çünkü piyasa hiçbir şeyi korumayan, var olan toplumsal alanı tüm yönleriyle yutan ve anlam ve bellekten bütünüyle koparıp ticari işlemler şeklinde dışkılayan bir şey.
She chirps the last bit as if that were all to say about a book: It’s good or it’s bad. I liked it or I didn’t. No discussions of the writing, the themes, the nuances, the structure. Just good or bad. Like a hot dog.