Kendime istediğim kadar bunun gerçekçi biri olduğum için olduğunu söyleyebilirim ama işin gerçeği, korkağın tekiyim. Denemezsen canın da yanmaz. Ne zaman olduğunu, ne zaman bir şeyleri denemekten vazgeçtiğimi bilmiyorum.
"Uçtuklarını hiç gördün mü?" diye sesimi yükselttim. "Gözünün önünde ortadan kaybolduklarını hiç gördün mü? Ölmek dışında bir şey yaptıklarını hiç gördün mü?"
Gerçeklikle, zamanla, hatta insan olmakla bağımı yavaş yavaş kaybediyorum sanki. Her şey salt gerekliliğe indirgendi. Yemek ye. Sindirdiklerini çıkar. Terle. Titre. Uyu. Var olmanın anlamı bu.