Bacaksız bir sinek sevişemez ki anne. Kendini bile okşayamaz. Saçını bile tarayamaz. Öylece bir yerde duramaz. Hiç hiç hiç hiç ama hiç denge kuramaz. Düşer. Koyduğun yerde koyduğun yerden daha aşağıda ne varsa oraya aşağıya çukura derine uzağa yalnızlığa uzaktaki yalnızlığa derin yalnızlık çukuruna aşağıya aşağıya çok çok çok aşağıya düşer. Düşer. Düşer. Bacaksız bir sinek kim bilir neler düşler?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sakın bana ismimi sormayın
Sakın gözlerimin tam içine bakmayın
Yanımdan geçerken bana dokunmayın.
Varsayın ki burada değil, oradayım.
Oraya siz gelemezsiniz.
Köprüleri yıktılar, gemileri yaktılar, yollar kayboldu.
Ben başkayım.
Ben uçurumlar kadar tehlikeli
Dereler kadar tekinsiz
Rüzgârlar kadar esriğim.
Şimdi ben ölünce ne olacak onca şarkı kuzum? Sen biliyor olmalısın, daha önce ölen çok insan görmüşsündür. İçlerinden şarkı çıktı mı hiç ölülerin doktorcuğum? Bir ses, bir mırıltı, bir kıpırtı? Dans gibi mesela? O bile bir şeydir. Tam ölürken içimdeki şarkılardan birinin kıpırtısını hissetsem.