Gelgelelim zaman... zaman bizi nasıl da önce bir yere bağlıyor ve sonra kafa karışıklığına sürüklüyor. Kendimizi sadece güvende hissediyorken olgun olduğumuzu düşünüyorduk. Sorumlu olduğumuzu hayal ediyorduk, oysaki sadece korkakça davranıyorduk. Gerçekçilik diye adlandırdığımız şey, olan bitenlerle yüzleşmek yerine sonunda olan bitenlerden kaçınmanın bir yolu çıkıyordu. Zaman... bize yeterince zaman verin, o zaman en iyi desteğe sahip kararlarımız sallantılı, kesinliklerimiz gelgeç şeyler olarak gözükecektir.
Ölüm bunca yakınımızda olduğu için her an yaşamın tümünü düşünebiliyoruz... Daha yakınımıza saplandıkça ölümün bıçağı, ülke karardıkça, kuşatıldıkça yaşam, insanlar iğrenç bir boyun eğişle razı oldukça olup bitenlere, daha pırıl pırıl görüyoruz her şeyi. Artıyor içimizdeki özlem...