7/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Dönüşüm'ü tek oturuşta bitirdim. Kısa olmasına rağmen uzun süre düşündüren bir kitaptı. En çok beni etkileyen şey, Gregor'un değişen tek şeyinin bedeni olmasına rağmen ailesinin ona bakışının tamamen değişmesiydi. O her şeyi duyuyor, hissediyor ve anlamaya devam ediyordu ama artık kimse onu anlamaya çalışmıyordu. Bana göre kitabın en güçlü mesajı, insanların çoğu zaman seni faydalı olduğun sürece değerli görmesi. İşe yaradığında varsın, yaramadığında ise kolayca gözden çıkarılabiliyorsun. Bu yönüyle oldukça sarsıcıydı. Puanım: 7/10.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma
Puan vermedi
Milena'ya Mektuplar, Franz Kafka'nın Milena Jesenská'ya yazdığı mektuplardan oluşan, aşkı, özlemi, yalnızlığı ve insanın iç dünyasını derin bir şekilde ele alan etkileyici bir eserdir. Klasik bir roman kurgusundan farklı olarak gerçek mektuplardan oluşan kitap, Kafka'nın duygu ve düşüncelerini tüm samimiyetiyle yansıtır. Sade ancak anlam yüklü anlatımı sayesinde okuyucu, yazarın yaşadığı iç çatışmalara ve hayata bakışına tanıklık eder. Psikolojik çözümlemeleri, güçlü edebi dili ve evrensel temalarıyla dikkat çeken eser, özellikle duygu yoğunluğu yüksek klasik edebiyat kitaplarını sevenler için oldukça değerli bir okuma deneyimi sunmaktadır.
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Can Yayınları · 202365,8bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Özlemenin ve anlaşılma arzusunun satırlara dökülmüş hâli.
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 15:14
Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar, yalnızca bir aşkın değil; korkuların, derin özlemin ve insanın kendi iç dünyasıyla verdiği mücadelenin de kaydı niteliğinde. Satırların arasında, eserlerinin ardındaki kırılgan ve son derece dürüst Kafka’yı görmek mümkün.
Duygu ve Düşünce
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Fark Yayınevi · 201865,8bin okunma
Puan vermedi·109 syf.··
2026 171. kitabı
Franz Kafka’nın o tekinsiz, labirentleri andıran ve insan varoluşunun en kuytu, en karanlık köşelerine sızan o keskin zihniyle; hayata, ölüme, günaha, iyi ve kötüye, kötülüğün o muazzam baştan çıkarıcılığına dair tuttuğu o felsefi aynanın karşısında büyülenerek durdum. Taşrada, bahçeli bir evde inzivaya çekildiği bir dönemde kâğıda döktüğü bu yoğun, kısa ama her biri birer atom bombası etkisi yaratan aforizmalarında yazar; insanın kendi içsel hapishanesini, modern dünyanın o saçmalığını ve tanrısal olanla kopan o kadim bağını muazzam bir teolojik ve varoluşsal derinlikle işlemiş. Sıradan bir okuma değil, her bir cümlenin üzerinde saatlerce, belki de günlerce düşünmeyi gerektiren, insanın kendi vicdanıyla ve hiçliğiyle yüzleştiği bir içsel hesaplaşma seansı gibiydi bu kitap. Kafka’nın o bildiğimiz çaresiz, bürokratik karamsarlığının ötesinde, bu kez adeta bir bilge gibi insan doğasının o değişmez trajedisini, cennetten kovuluşun o bitmeyen sancısını kelimelerle rafine ettiği, bittiğinde bile zihinde o tekinsiz soruları yankılatmaya devam eden, dünya edebiyatının ve felsefesinin en sarsıcı, en derin ve zamansız başyapıtlarından biriydi.
AforizmalarFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201734,5bin okunma
Puan vermedi
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONIO G. ITURBE Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. Auschwitz; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita Kraus; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani": Dr. Joseph Mengele. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy Hirsch ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli; önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Fakat gerçek bir yaşam öyküsü oluşu, o korkunç ortamda filizlenen aşklar, umudun hep var olması kitabı okunur kılan en önemli unsurlar sanırım. Kitap boyunca bahsi geçen eserleri yazmazsam olmaz. Büyülü Dağ / Thomas Mann Dünyadan Aya / Jules Verne H.G.Wells kitapları Şahika / A. J. Cronin Anne Frank'ın Hatıra Defteri. Bu değerli eserler
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,901 okunma
10/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
Merhabalar, Dönüşüm'ü okuyunca içim çok bunalmadı değil, eserin çözümsüzlüğü ve karamsarlığı açısından. Konudan bahsedecek olursam , Gregor bir sabah böceğe dönüşüyor diye başlamakta ama asıl göze çarpan şey bu değil, ailesinin ona davranışı. Yıllarca evi geçindirmiş, kendini feda etmiş ama işe yaramaz hâle gelince herkes ondan uzaklaşıyor, sanki bir eşyaymış gibi.Ölümüyle birlikte ailesine gelen rahatlamayla birlikte daha da üzüldüm çünkü "değerli olmak" denen şeyin bazen sadece "faydalı olmak" anlamına geldiğini fark ettim. Kafka hiçbir şeyi açıklamıyor, neden böceğe dönüştü bilmiyoruz, ama belki de mesele tam olarak bu - bazen hayatta hiçbir şeyin mantıklı bir nedeni yok, sadece yaşıyoruz ve etrafımızdakilerin bizi nasıl gördüğüyle baş ediyoruz- Kısa ama insanı uzun süre düşündüren bir kitap, bittiğinde rahatlamadım, daha çok varoluşsal düşünceler içerinde kaldığımı söyleyebilirim.İnsan olmanın anlamını ,aile sevgisinin sınırlarını ve bireyin toplum içindeki değerinin ne kadar geçici olabileceği konusunda sorgulayıcı, kısa ama yoğun bir eser oldu benim için. "Sağladığın faydan kadarsın"düşüncesi tüm kitap boyunca üzerimde etkili oldu.
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,8bin okunma