claire

claire
22 kütüphaneci puanı
177 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
7/10
·77 syf.··
2021 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 22:03
Efsuncu Baba; büyü, sihir, şans, batıl inanç, ganimet fikirleriyle kafayı bozmuş bir adamın hikayesi. Agop ve Kirkor isimli iki Ermeni genç ile Enveri, namı diğer Efsuncu Baba arasında geçen ders verici bir hikaye. Kısa bir anlatı olmasına rağmen özellikle ilk bölümleri okumak çok zordu çünkü Hüseyin Rahmi, Ermeni gençlerin ağzını yazı diline olduğu gibi dökmeyi seçmişti. Bu durum okuru ana adapte etmeye yarayabileceğinden kiminin hoşuna gidebilir ancak ben İstanbul Türkçesinde okumayı tercih ederdim. Karakterlerin konuşma biçimine bir miktar alışıp, diyalogdan fazla olay akışı ağırlık kazanınca hikaye akıp gitti. Yazar pozitif bilimlerin, nesnelliğin ve kanıtlanabilirliğin önemini; gelenek görenek adı altındaki hurafelerden uzaklaşmak gerektiğini hikayede okuyuca aktarırken sonunda da ders niteliğinde bir iki sayfayla kitabı tamamlamış. Okumaya değer, eğitici, güzel bir kitap ortaya çıkmış.
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Reklam

claire

, bir kitap okudu
7/10
·77 syf.··
4 günde okudu
·
2021 3. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar
7.6/10 · 10,9bin okunma
— Asıl iman görmeden inanmaktır. — Görmeden her şeye inanırsan insanı çok kandırırlar...
Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Enveri — Melekler siz göğün kaçıncı katından indiniz? Kirkor — Biz göğün en üstünde “paradi”de otururuz. Gayet havadar... Bütün dünya ayak altında tabak gibi görünoor... Enveri — Şimdi kâfirler göklere ve Allah’a dair sırları keşf için uçaklarla ta oralara çıkıyorlar. Agop — He evet geçenlerde bir İngiliz uçağı ta yanımacak geldi. İçinde iki subay oturuyordu. Benden cennetin yolunu sordular. Bilirsin söylemek için bize izin yoktur. Anlaşıloor ki orası da hep İngiliz memleketidir deyi ortasına bayrak dikecekler. Bir tekme vurduysam denizin dibinecek gittiler.
Sayfa 35 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dağarcıklarından, keşküllerinden çıkardıkları kuru bitkileri, iksirleri, değerli taşları, tozları, hediyeleri altından pahalı değiştokuşlarla ev sahibine güya bağışlıyorlar. Potalar altından değerli kimyasallarla doluyor. Fakat mümkün değil altının bileşim sırrına erilemiyordu.
Sayfa 20 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam