Hepimizin düşünmesi gerek. Yıldırım düşmesi ya da zelzele gibi değil bu. Önümüzde insanların yaptığı bir kötülük var ve yemin ederim, değiştirebileceğimiz bir şey vardır.
Ve sonunda sözcüler asıl konuya geldiler. Ortakçılık sistemi daha fazla yürümeyecekti. Traktörlü bir insan, on iki ya da on dört ailenin yerini alabilirdi. Ona ücretini ver ve bütün ürünü al. Bunu yapmamız gerek. Hoşlanarak yapmıyoruz bu işi. Ama canavar hasta. Canavara bir şey oldu.
“Papazdım,” dedi adam ağırbaşlı bir tavırla. “Muhterem Jim Casy’dim, çok ateşliydim. İsa’nın adını gururla yüceltirdim. Vaftiz havuzunu pişman olmuş günahkârlarla öyle bir doldururdum ki, neredeyse yarısı boğulurdu. Ama bunların hepsi geçmişte kaldı,” diye içini çekti. “Artık sadece Jim Casy’im. Unvanım falan yok. Bir sürü günahkâr fikre kapıldım... ama bana mantıklı geliyorlar.”
“Bu konuda çok düşünürsen böyle fikirlere kapılman çok doğal,” dedi Joad.
Kitaba büyük bir önyargıyla başlamıştım. Hikayesi, üslubu, dili konusunda pek beklentim yoktu ama okudukça tüm düşüncelerimi tersine döndürmeyi başardı.
Ahmet Mithat, yeni edebiyatın ilk örneklerinden eserler verirken şu an herhangi bir hikayede, romanda göremeyeceğimiz bir yol kullanmış: satır aralarında kendi yorumlarına, düşüncelerine yer vermiş. Bu bazı okuyucuları rahatsız edebilir ancak bende sanki karşımda biri bana hikayeyi anlatıyormuşçasına bir his yarattı ve bunu sevdim.
Ayrıca hikaye önce gazetede yayımlandığı için bölümler içinde öncekini anımsatan dipnotlar, tekrarlar vardı. Tekrar satırlarını okurken kendimi hikayeyi gazeteden takip ediyormuş, bölüm bitince bir dahaki bölümü bekleyecekmiş gibi düşünmek de ruh halime ayrı bir hava kattı.
Ben hikayenin konusundan çok verdiği derslerle öne çıktığını düşünüyorum. Evet aşk hikayesi, büyü, büyücü ama asıl önemli olan Ahmet Mithat’ın bize yeri geldiğinde apaçık söyleyerek yeri geldiğinden olaylar üzerinden aktarmaya çalışarak vermek istediği mesajlardı. Batı’nın her yönü kıskanılacak kadar mükemmel değildir, insan kitaplar okuyup okullar bitirse dahi topluma hakim düşünceden kendini koruyamayabilir, büyücüler zeki kişilerdir sihir değil oyun yaparlar, diğer toplumlarla ilişki içinde olmayan, kendi içinde de gelişmeye çabalamayan toplumlar çürümeye mahkumdur. Bunlar benim hikayede gördüğüm en net mesajlardı.
Çok keyifli bir okumaydı, okunmasını tavsiye ediyorum.
Şeytankaya TılsımıAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,863 okunma