b.

b.
@fraubery
Bırakın "kişisel gelişim" zırvalığını.
9/10
·144 syf.·
2023 2. kitabı
Stoacılığa merak saranların ilk tercihi... En azından benim öyle oldu. Başlarda okurken "Ne anlatıyor bu, ee biliyorum zaten" diye triplere girmenin akabinde "Gerçekten ya, müthiş!" diyerek hak verdiğim ve hayran kaldığım bir eser. İmparator Marcus'un şahsi görüşleri derlenmiş. Kendisi, insanın mutluluğunun tabiatına uygun yaşaması ve yönetici ilkelerine sahip çıkmasıyla mümkün olacağını savunur. Eserde dinlerde verilen öğütlerin benzerleri ile sık sık karşılaşıyoruz. Buradaki ayırt edici fark tanrının tabiat olması. - Şu üç şeyi unutma: Birincisi, yaptığın hiçbir şeyi rastgele yapma ve adaletin kendisinin yapacağından başkasını yapma. Dışarıdan başına gelenlerin hepsi şüphesiz rastlantısaldır ya da tanrısal öngörüye bağlıdır, fakat bundan dolayı ne rastlantıyı, ne de tanrısal öngörüyü suçla. İkincisi, ne tür olursa olsun her bir canlının, ana rahmine düşüşünden ilk soluk verişine dek hangi bileşenlerden oluştuğu ve nelere ayrışacağıını düşün. Üçüncüsü, eğer aniden göğe doğru yükselip insana ait şeylere ve onların çeşitliliklerine bakacak olsaydın, insanları küçümserdin, çünkü aynı anda gökyüzünde ve esirde ağırlanan varlıkları da görürdün. Göğe ne kadar sık yükseltilirsen yüksel hep bunları, aynı türden fani şeyleri göreceksin. Bunlar için mi böbürleniyoruz? - Var olan her şeyi dikkatle incele ve her şeyin zaten çözülüp dağılmaya başladığını, bu çözülüp dağılma sürecini, ya da doğanın her şeyi ölmek için yarattığını düşün. Kişisel gelişim kitapları almak yerine stoacılık felsefesi okuyun, okutturun.
Felsefe-Düşünce
Kendime DüşüncelerMarcus Aurelius · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202428bin okunma
Reklam
Sabreden derviş muradına erememiş...
7/10
·175 syf.·
2023 3. kitabı
Tanzimat Dönemi koşullarını göz önüne alırsak kaliteli ve faydalı bir eser. İsminden de anlaşılacağı üzere Talat ve Fitnat'ın aşk hikayesine şahit oluyoruz. Salt Talat ve Fitnat değil elbette. Eski adetlerin birbirlerine aşık iki genci nasıl bunalıma sürüklediği eserin başında Rıfat Bey ve Saliha Hanım üzerinden anlatılarak başlanıyor. Spoiler vermemek için olay örgüsünü geçiyorum. Öyküleyici anlatım tekniğine başvuran Şemseddin Sami, yer yer geriye dönüşler yapar. Buna Saliha Hanım ile Ayşe Kadın'ın sohbetinde rastlayabiliyoruz. Yalın ve doğal üslup metne akıcılık katmış. İlahi bakış açısıyla karakterler iyi analiz edilmiş. Mekan betimlemeleri okuru sıkmayacak şekilde yerli yerinde verilmiş diyebiliriz. Biçim yönüyle daha çok eskiye bağlı kalınan, kurgu itibariyle yeni özellikler barındıran bu romanda; kadınların evlilik ve eğitim konularında görüşlerinin sorulmaması, ikinci sınıf insan muamelesi görmeleri, erkek çocuk sahibi annelerin iç güveysi endişesi gibi toplumsal temalar eleştirel şekilde ele alınmış. Şahsen kurguyu ve üsluptaki akıcılığı beğenmekle birlikte olayların fazla dramatikleştirildiği kanaatindeyim. Özellikle son faciaya şahit olunca olaylar neticelenmese daha iyi olabilirmiş diyeceksiniz :)
Edebiyat
Taaşşuk-u Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Anonim Yayıncılık · 201438,1bin okunma