Herhangi bir toplumdaki ahlaksal dizgenin işlevi, o özel toplumun yaşamını güçlendirmektir. Ama, böylesine toplumsal yönden içkin bir etik, aynı zamanda bireyin de çıkarınadır. Çünkü toplum onun tek başına değiştiremeyeceği bir biçimde kurulmuş olduğu için, kendi bireysel özçıkarı da toplumunki ile bağlantılıdır. Ama, öte yandan toplum, öyle bir şekilde düzenlenmiş olabilir ki ayakta durabilmesi için zorunlu olan kurallar, üyelerinin tam anlamında gelişmeleri için zorunlu olan evrensel kurallarla çatışabilir. Bu özellikle, içinde ayrıcalıklı grupların egemen olduğu ya da üyelerin geri kalanını sömürdüğü toplumlar için doğrudur. Ayrıcalıklı grubun çıkarları çoğunluğun çıkarları ile çatışabilir. Ama toplum, böyle bir sınıfsal yapı temeli üstüne kurulmuş olduğu için, ayrıcalıklı grubun üyelerince herkese zorla kabul ettirilen kurallar, toplumsal yapı, temelinden değişmediği sürece, herkesin yaşamını sürdürebilmesi için zorunludur.