Faruk Tufan Tutar

Faruk Tufan Tutar
@freeliver
İnsanların durup düşünmediği yerlerde durmaz ama düşünür Anı yaşa der ama bugünü hiç yaşamaz Az çoktur der ama alışveriş yapmaya bayılır Sevginin değeri emekle ölçülür der ama doğum günlerinde pahalı hediyeler alır
sabah akşam okuyup alıntı yapmakla uğraşanlar bunlar
Yüzlerce dağınık ve birbirinden kopuk olgu, öğrencilerin kafasına tıkılmaktadır; zamanları ve enerjileri daha çok ve daha çok olgu öğrenmekle harcanmakta böylece de düşünmeye pek az enerji kalmaktadır. Elbette, olguları bilmeksizin düşünmek boş ve kurgusal bir edim olarak kalır; ama tek başına "bilgilendirilme" de bilginin yokluğu kadar büyük bir engel oluşturabilir.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ölümü kabullenmek
Çağımızdaysa ölüm, düpedüz yadsınmakta, onunla birlikte yaşamın temel bir yönü de bir kenara itilmiş olmaktadır. Ölüm ve acının farkında olunmasına, bunların yaşamın en önemli itici güçlerinden biri, insan dayanışmasının temeli ve sevince ve yaşama gücüne derinlik ve yoğunluk katan bir deneyim haline gelmelerine izin vermek yerine, birey bu duygulan bastırmak zorunda bırakılmaktadır.
Felsefe
lunaparklar korku evleri ve diğer bütün saçmalıklar
Toplumumuzda coşkular konusunda genel bir engelleme havası vardır. Yaratıcı düşüncenin — tüm diğer yaratıcı etkinlikler gibi— coşkulara ayrılmaz biçimde bağlı olmasına karşın, duygusuz yaşamak ve düşünmek bir ideal haline gelmiştir. Bu ölçütün kabul edilmesiyle birey büyük ölçüde zayıflatılmıştır; düşünme edimi yoksullaştırılmış ve yüzeyselleştirilmiştir. Öte yanda, duygu ve coşkular tümüyle öldürülemeyeceğinden, kişiliğin zihinsel yönünden tümüyle ayrı bir varoluş içinde yaşamak durumundadırlar; bunun sonucu olarak da, filmlerin ve popüler şarkıların milyonlarca duygu-açı müşteriyi doyurduğu ucuz ve içtenlikten yoksun duygusallık yaşama geçmiştir.
Felsefe
özgürce nefret etmek
Öte yanda, eğitiminin ilk evrelerinde, çocuğa, hiç de "kendisinin" olmayan duygular edinmesi öğretilir; özellikle de insanları sevmesi, eleştirmeksizin dostluk beslemesi ve gülümsemesi öğretilir. Eğitimin gerçekleştiremediklerini daha sonraki yaşantıda toplumsal baskı başarır genellikle. Eğer gülümsemezsen, "hoş bir kişilik"ten yoksun olduğun sanılır — ve ister bir garson, bir satıcı ya da bir doktor ol, hizmetlerini satmak için hoş bir kişiliğinin olması gerekir. Yalnızca kendi fiziksel emeklerinden başka satacak şeyleri bulunmayan ve toplumsal piramidin dibinde olanlarla ta tepesinde olanların özellikle "sevimli" ya da "hoş" olma gereksinimi yoktur. Sevimlilik, neşelilik ve bir gülümsemenin dile getirmesi beklenen her şey, bir elektrik düğmesi gibi insanın açıp kapadığı otomatik tepkiler haline gelir.
Felsefe
kitaplardaki düşünceleri tekrar etmek yerine kendiniz bir fikir edinin
Ne var ki, düşüncelerimizi ifade etme hakkı, ancak ve ancak, kendimize ait düşüncelere sahip olabilmemiz halinde bir anlam taşır; dış yetkeden bağımsız olmak, ancak ve ancak içsel ruhbilimsel koşulların, kendi bireyselliğimizi kurmamızı olası kılması halinde uzun süreli bir kazanç sayılabilir.
Felsefe