Faruk Tufan Tutar

Faruk Tufan Tutar
@freeliver
İnsanların durup düşünmediği yerlerde durmaz ama düşünür Anı yaşa der ama bugünü hiç yaşamaz Az çoktur der ama alışveriş yapmaya bayılır Sevginin değeri emekle ölçülür der ama doğum günlerinde pahalı hediyeler alır
bilinçaltı acısı ne kada doğru bir deyiş
Ekonomik gereksinimlere yalnızca "normal" kişi açısından bakarsak, ortalama robotlaşmış insanın bilinçaltı acısını görmezsek, kültürümüzün insan temelini tehdit eden tehlikeyi göremeyiz.
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
karnın tok sırtın pek
Yüzeyden bakıldığında, insanlar ekonomik ve toplumsal yaşamda yeterince iyi durumda görünürler; ama o rahatlatıcı maskenin altında iyice yerleşmiş bulunan mutsuzluğu görmezlikten gelmek tehlikeli olur.
Felsefe
özgürsün ama değilsin
Çağımız insanı, uygun gördüğü şeyleri yapmasını ve düşünmesini engelleyecek dışsal bağlardan kurtulmuştur. Ne istediğini, ne düşündüğünü ve hissettiğini bilse, kendi isteklerine uygun hareket etmekte özgür olacak. Ama bilmiyor. Bu durumda adsız yetkelerin isteklerine uyar ve kendisinin olmayan bir benliğe uyarlanır.
Felsefe
yaşama açlığı ve ikame etkinlikler
Bir doygunluk ve iyimserlik maskesinin ardındaki çağdaş insan son derece mutsuzdur; hatta, umarsızlığın eşiğine gelmiş bulunmaktadır. Çaresizlik içinde bireysellik kavramına tutunur; "farklı" olmak ister, tercihlerinde en büyük rolü, bir şeyin "farklı" oluşu oynar. Tren biletimizi aldığımız gişe memurunun bireysel adı bize söylenmiştir; el çantaları, iskambil kâğıtları, elde taşınan radyolar üzerinde sahibinin adının baş harfleri vardır, dolayısıyla "kişiselleştirilmişlerdir." Bütün bunlar "farklılık" açlığını dile getirir, ama gene de bunlar, nerdeyse bizde kalan bireysellik kırıntılarının son damlalarıdır. Çağdaş insan yaşam açlığı çekmektedir. Ama bir robot olması nedeniyle yaşamı kendiliğinden etkinlik anlamında yaşayamayacağından, önüne gelen heyecanı ve hazzı, bunun yerine koyar: içme heyecanı örneğin, spor heyecanı, ekrandaki kurgusal kişilerin heyecanlarını temsili olarak yaşama hazzı...
Felsefe
Ben, "olmamı istediğiniz şeyim."
Pirandello, oyunlarında çağdaş insandaki bu duyguyu dile getirmiştir. Ben kimim? sorusuyla başlar. Kendi kimliğimi kanıtlamak için fiziksel benliğimin devamından başka ne kanıt var elimde? Pirandello'nun yanıtı, Descartes'ınki gibi bireysel benin olumlanması değil, yadsınmasıdır: Kimliğim yok, başkalarının benden olmamı beklediği benliğin yansısından başka benlik yok: Ben, "olmamı istediğiniz şeyim." Demek ki, kimlik yitimi genel eğilime uyum sağlamayı daha da zorunlu kılıyor; kişinin ancak başkalarının beklentilerine uygun bir yaşantı sürmesi halinde kendinden emin olacağı anlamına geliyor. Eğer bu tabloya uygun yaşantı sürmezsek, onaylanmama ve daha da soyutlanma tehlikesini değil, kendi kişiliğimizin kimliğini de yitirme tehlikesini göze alıyoruz demektir, ki bu da akıl sağlığını tehlikeye atmak anlamına gelir.
Felsefe