Faruk Tufan Tutar

Faruk Tufan Tutar
@freeliver
İnsanların durup düşünmediği yerlerde durmaz ama düşünür Anı yaşa der ama bugünü hiç yaşamaz Az çoktur der ama alışveriş yapmaya bayılır Sevginin değeri emekle ölçülür der ama doğum günlerinde pahalı hediyeler alır
Aslında insanları asıl engelleyen ve kendi gerçek ihtiyaçları ile onları oluşturan kökleri görmelerine set çeken şey, onların "bilinçli düşünceleridir". Gerçek insani ihtiyaçların ve isteklerin farkına varabilmemiz için, yanlış bilinçlendirilmeden, doğru bilinçlenmeye adım atmak zorundayız. Bu da, gerçeği aklileştirip, saptırmak ve yönlendirmek yerine, gerçeğin tam gözüne bakmak ve onu dosdoğru anlamaya çalışmakla olabilir.
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
30 Ağustos Zafer Bayramı
Atatürk'ün kendi sözleriyle: " 30 Ağustos muharebesi tarihimizin en mühim bir dönüm noktasını teşkil eder. Milli tarihimiz büyük ve parlak zaferlerle doludur. Fakat Türk milletinin burada kazandığı zafer kadar kesin neticeli ve bütün tarihe, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni yön vermekte kesin tesirli böyle bir meydan muharebesi hatırlamıyorum. Hiç şüphe edilmemeli ki yeni Türk Devletinin, genç Türk Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı. Bu sahada akan Türk kanı, bu semada uçan şehit ruhları, Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır".
Tarih
Oysa gerçekten içinde yaşadığımız bu dünyanın yanıltıcı bir dinsel görüntüden sıynlabilmesi için, insanların, üretme sürecindeki eylemleriyle, kendileri ve doğa arasındaki ilişkiyi tam olarak kavrayabilmeleri gerekir. Toplumsal yaşamın ya da diğer bir deyişle maddî üretim sürecinin değişebilmesi, ancak özgür bir biçimde bir araya gelmiş (toplumsallaşmış) olan insanlann, bu süreci bilinçli ve planlı bir biçimde kontrol etmeleriyle gerçekleşebilir. Ama böyle bir gelişme için, toplumun belirli bir maddî düzeye gelmiş olması gerekmektedir.
Felsefe
Böylelikle üretim biçimi, birey lerin kendilerini dışa vurdukları bir yaşam biçimi haline gelir. Burada bireyler, yaşamlarını dışa vurdukları (ya da ürettikleri) gibidirler. Yani bireylerin "ne oldukları", onların "ne ürettikleri” ile ilgilidir. Bundan dolayı da bireylerin neyi ve nasıl ürettikleri çok önem kazanır. Demek oluyor ki, bireylerin ne oldukları, onların üretim faaliyetlerinin maddi şartlarına bağlı olmaktadır.
Felsefe
Gerçekten de Sovyet komünistleri ile reformist sosyalistler, kendilerini kapitalizmin düşmanları olarak görürlerken, komünizmi ya da sosyalizmi, kapitalist bir ruh içinde düşünmekteydiler. Onlar için sosyalizm, insani açıdan kapitalizmden farklı bir toplum düzeni değil de, işçi sınıfının daha yüksek bir sosyal düzeye getirildiği başka bir kapitalizm biçimidir.
Felsefe