İkimiz de düşüncelerimizin, daha doğrusu birbirini tutmayan bir takım düşünce kırıntıların tutsağıyız, onların ardından koşuyoruz… Ama hiçbir şey olmuyor, hiçbir şey olacağı da yok. Tek avuntumuz boyun eğenlerden olmamak.
Bunun da bir anlamı yok gerçekte: doğa da, toplum da son günlerini yaşıyor.
" Bir düşün: ne zamandır biliyorsun adamcağızın delik deşik edildiğini, yapılanın korkunç bir şey olduğunu da biliyordun ama çok da sarsılmamıştın, bugün, Tufan’ı babası olduğunu öğrendikten sonra dünyan kararıveriyor, acıdan kıvranmaya başlıyorsun oysa olay hep aynı olay. Bir çelişki değil mi bu?"