Zaman olarak sonsuzluğa karşı yürümede asırların dakikalardan farkı yoktur. Çünkü şu anda ölümle aramızda pek uzun farz ettiğimiz mesafe, ölüm geldiğinde, sıfıra, hiçe ulaşır. Çünkü daima sonsuz bir uzaklık şeklinde canlandırılan bu mesafe bütün mezarda uyuyanları aldatmış olan zamanın bir serabıdır. Hayata ahmaklar gibi sonsuzluk dileğiyle kanmayalım. Ölümden gereksiz yere korkmayalim. Hayatın ne olduğunu cözümleyebilenler yine ölümü anlamaya en fazla yaklaşmış olurlar.
Korkulacak şey ölüm değil, belki cahilce bir tutkuyla dileyip durduğumuz hayatın sonsuzluğudur.
Yaşamak, en sade tarifiyle gönülde yatan istekleri yenilemekten başka bir şey değildir. Sadece yerin ve zamanın yaşın ve yılın değişmesiyle isteklerin türü değişir.