Görmeye gözleri, duymaya kulakları olan, kendini hiçbir faninin sır tutamayacağına inandırabilir.
İnsanın dudakları sessizse parmak uçlarıyla konuşur;
sözleri her gözeneğinden sızar.
-Sigmund Freud, Psikanalize Giriş Dersleri-
Londra’ya bombalar yağıyordu. Bu, medeniyetin intikam aracılığı ile acılarını yineleme saplantısı ve ölüm arzusuydu. Doktoru Freud’a, “Bu son savaş mı olacak?”diye sorduğunda, “En azından benim son savaşım olacak” diye yanıt verdi. O ayın sonlarına doğru, acılar içinde doktoruna artık hayatının bir anlamı kalmadığını söyledi ve doktorun ona daha önceden verdiği bir sözü hatırlattı. Doktor bir doz morfin yazdı. Freud, 23 Eylül 1939’da öldü.
Freud'un sanat ve yaratıcılığa ilişkin bir başka görüşü de onun çocuktaki oyun eşdeğeri olduğu görüşüdür. "Çocuk oyun oynarken ne yaparsa, yaratıcı yazar da aynını yapar" der. Mutlu bir kişinin hiçbir zaman fantazi kurmadığı gibi bir düşünce de öne sürer. Fantaziyi doyumsuzluğun bir göstergesi olarak görür. Dolayısıyla da sanatçıları doyumsuz kişiler olarak değerlendirip yapıtları da onların doyumsuzluklarının bir telafisi, dilek doyurumu olarak kabul eder.