Bak söylüyorum,gördüğümüz her şeyde tanrısal sırrın bir parçası saklıdır.Bir ayçiçeğinden ya da bir gelincikten parladığını görürüz onun.Ağaç dalından uçan bir kelebek-ya da akvaryumda yüzen bir balık-gördüğümüzde,bu derin sırra biraz daha yaklaşırız.Ama Tanrı’ya en çok yaklaştığımız yer,kendi ruhumuzdur.Ancak orada yaşamın büyük sırrıyla birleşebiliriz.Hatta nadiren de olsa,kendimizi bu tanrısal sırla aynı hissettiğimiz anlar vardır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar,büyük hayranlık duydukları ve kendisinden pek çok şey bekledikleri bir adam tarafından sinsice aldatıldıklarını görünce onu asla bağışlamazlar.
Eğer insanlık,bu büyük birliği sürekli bozmaya çalışmamış,kendisine yaşama egemen olma gücü vermiş olan araçlarla kendi kendisini yok etme çılgınlığına kapılmamış olsaydı,mekâna ve zamana karşı yarışta kazandığı zaferle sonsuzca mutlu olurdu.