Alper

“Tilly yeniden uyuduğu halde sen uyuyamıyorsun, adam da uyumuyor. İkiniz de dakikaları, küçük mavi uçak ikonunun Kuzey Atlantik Okyanusu'nun boşluğu üstünde gıdım gıdım ilerleyişini, Grönland'a ve Labrador Denizi'ne doğru kıvrıldıktan sonra yeniden İrlanda'ya doğru alçalmaya başlayıp ilerlemesini izliyorsunuz: Memleket, sonsuz, merhametsiz. Bunu izleyip biraz daha konuşuyorsun, bahsettiğin bazı şeyler de şunlar: Bu gösterişli hantal metal yığınının düşmek yerine gittikçe yükseklere, daha da yükseklere çıkmasının, havadaki görünmez koridorlardan, önceden belirlenmiş yollardan geçebilmesinin ve bu esnada yolcularının uyuyup film izlemesinin, tuvalette sifonu çekmesinin, cin toniklerine biraz daha buz istemesinin, alçak basınçlı kuru kabin havasında tadı normal gelsin diye özel olarak tasarlanmış ekmekler yemesinin ne kadar imkânsız olduğu. Dokuz bin bilmem kaç metre aşağıda dünya, okyanus, çalkalanan karanlık dalgalar varken sizin işte burada, hepsinin üstünde havada asılı halde olmanız, bambaşka bir günün şafağına doğru saatte yüzlerce kilometre hızla ilerlemeniz. Bu zamansız zamanda, zamanın bir ölçü birimi olarak bir süre nasıl da anlamsızlaştığı, mesafenin de öyle, bir de geldiğimiz yer ile sonunda vardığımız yer arasında, kendimiz sandığımız kişi ile sonunda olduğumuz kişi arasında katettiğimiz mesafeler. Atlantik ötesi yolculuğun, en azından böylesinin kızının çağında -kimbilir- belki de söz konusu olmayacağı ve geçmişte kalmış bir devrin en grotesk yozlaşması gibi görüleceği. Her şey sonsuza dek sürecek sanıp öyle yaşıyoruz -en azından sen öyle yapıyorsun- ve geriye dönüp baktığımızda, asıl önemli şeylerden çok nadiren bahsettiğimizi görüyoruz. Bütün bu kelimeler, bu binlerce kelime, hiçbiri de asıl gerekenler değil, gerçekten anlamı olabilecek hatta bir şeyleri
Sayfa 120 - Bütün İnsanlar Ahlaksız ve Kötüymüş·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
“Yani insanların değişmediğini mi yoksa gerçek anlamda hiç değişemeyeceğini mi düşünüyorsunuz? diyorsun. Bence insanlar değişir, diyor, elbette, ama esasen daha da fazla kendileri olurlar sadece.“
Sayfa 116 - Bütün İnsanlar Ahlaksız ve Kötüymüş·Kitabı okudu
Alıntı
“Biliyor ve bilmiyordunuz. Bazen bütün hayatım bilip de bilmemekle geçmiş gibi geliyordu. Bu bir durumdan çok bir teknikmiş gibi; bir güvenlik modu, bir başa çıkma yöntemi. Nasıl tarif edeceğimizi bilmediğimiz için önemli olduğunu bile fark etmediğimiz şeyleri tarif edecek kelimeler vardı artık.”
Sayfa 57 - Tarif Edecek Kelimeler·Kitabı okudu
Alıntı
"İnsanlar," dedi küçük masanın karşısından eğilip, "sana her şeyi söyler." Bekledim. "Hepsi bu," dedi. "İnsanlar - sana - her şeyi söyler." "İnsanlar..." dedim. "Evet," dedi. "Sana her şeyi söyler. Bütün bilmen gerekeni. Anında. Hatta sen sormadan." "Peki," dedim. "Bir düşünsene. Biriyle ilk tanıştığın zamanı düşün ve o an onun söylediklerini. İnsanlar kelimenin tam anlamıyla neyi öğrenmeye ihtiyacın varsa onu söyler. Bütün ilişki hemen oracıkta ortaya serilir. Tek yapman gereken duymayı seçmektir."
Sayfa 36 - İnsanlar Sana Her Şeyi Söyler·Kitabı okudu
Alıntı
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2023 50. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2023 23:25
Lucy Caldwell on bir hikayeden oluşan kitabı Yakınlıklar'da çoğunluğu anne olan genç kadınların hayatlarının sıradan anlarına mercek tutuyor. Hikayeler genellikle annelik ve annelerin yaşadığı farklı deneyimler üzerinden ilerliyor. Bir erkek olarak hikayelerle kişisel olarak bir bağ kuramasam da etkileyici oldukları aşikar. Caldwell sıradan anların içindeki tarif edilmesi zor hisleri yazıya dökmekte başarılı ve bu başarısını okura yarattığı atmosferi aktarırken de devam ettiriyor. Kitabın kadın bir yazar tarafından yazılmış olmasının anlatıdaki nezaketi açıklamaya yeteceğini düşünmüyorum. Bunun yanında yazarın dürüstlüğünün ve empatisinin de etkisi var ve ben bunu kitabın her satırında hissettim. İnsanı iyileştiren bir okuma deneyimi. Tavsiye ediyorum.
Hikaye-Öykü
YakınlıklarLucy Caldwell · Siren Yayınları · 0864 okunma
Reklam