Ferhat Aktepe

Ferhat Aktepe
@frht49
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım. (Sabahattin Ali)
"Hayal kurmanın bir zararı yok, yanlış olan insanın kendini kandırması,"
Reklam
hayat denen seyrüsefer sırasında kimilerinin saçlarını okşayan yel, bazılarına feci bir kasırga olur; her şey geminin büyüklüğüne ve yelkenlerinin sağlamlığına bağlıdır.
Başlanğıç bitirmenin yarısı falan değil, salt başlangıçtır ve ondan önce ne olup bittiyse beş para etmez.
Kafası karışık olanlara "Kendini bilmek gibi erdem olmaz," deriz; sanki insanın kendini bilmesi, "dört işlem" adıyla anılan aritmetik hareketlerinin en zor ve karmaşık, üstelik adı sanı bilinmeyen beşinci kardeşi değilmiş gibi. Çevresinde olan bitene kayıtsız kalanlara "Azimli sıçan mermeri deler," deriz; sanki dünyanın acı ve acımasız gerçekleri her gün bu sözün aksini kanıtlamıyormuş gibi. Ve kararsızlara "Başlamak bitirmenin yarısıdır," deriz; sanki başladığımız nokta gevşekçe sarılmış bir yün çilesinin apaçık önümüzde duran ucuymuş ve onu çekmeye başladıktan sonra çilenin sonuna rahatça ulaşacakmışız; üstelik bu arada hiç kördüğüme, eprimeş yünlere rastlamayacak —bir basmakalıp söz daha kullanacak olursak— sessiz sedasız "çile dolduracakmışız" gibi.
Otorite; yoz, insanın elini kolunu bağlayıcı öğütler veren basmakalıp sözler —bunlara zaman zaman hiç beklenmedik biçimde değer atfedilip "inciler" adı verilse de— dünyayı kasıp kavuran en şiddetli vebalardan bile tehlikeli ve zararlı bir salgındır.