Bir kitabı okurken geçen iki saatin,
ömrümün birçok senelerinden daha dolu,
daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
(Sabahattin Ali)
"Hayat böyle işte Cipriano; sana yaşamak için sadece iki gün veriyor ve topu topu bir buçuk gün yaşayabilen ne kadar çok insan olduğunu düşündüğümüzde yakınacak bir şey kalmıyor,"
kendimizi hayatın zaten ayan beyan ortada olan benzerliklerini ve bağlantılarını değil, çelişkilerini yakından incelemeye versek hayatta karşılaşacağımız en içinden çıkılmaz muammaları bile kolayca çözüp atabileceğimizi öğretti bize.
insanlığın yitirdiği zamanı telafi etme şansının asla olmayacağı gibi çok acı bir gerçeği saklamaya çabalayan boş bir laftı sonuçta; zaman dediğimiz şey, biz onu gerektiği gibi kullanamadık diye bir köşeye yaslanıp dinlenecek, onun yokluğunun farkına varalım diye dünyanın en sabırlı adamı gibi istifini bozmadan bekleyecek değildi ki.