Ferhat

Ferhat
@frhthl
Düş'ün kadarsın, düşün ne kadarsın!
Güzelliğin ayni zamanda iyilik demek olduğu düşüncesinin ne denli insanı yanıltan bir görüş olduğuna inanamazsınız. Güzel bir kadın saçma sapan da konuşsa dinlersiniz. Bu saçmalıklarını değil de zekice sözlerini duyarsınız. En budalaca davranışlarda bulunur, siz yalnız çekici, alımlı görünüşüne kaptırırsınız kendinizi. Aptalca sözleri, budalaca davranışları bu güzel kadını sizin gözünüzde harikulade akıllı, ahlaklı yapar çıkar.
Sayfa 56·Kitabı okuyor
İlişkiler
Reklam
yalnızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık hava ağır toprak ağır yaprak ağır su tozları yağıyor üstümüze özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı karanlık çöktü denize yalnızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin ne yana dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak bir türlü çözemedileri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiyle
Şiir
Babalık ne zor bir rol aslında. Baba evin direğidir cümlesi bilinçaltına koltuk takımı gibi yerleşip, En güzel köşeye kurulmuş çoktan. Oysa ki tek direkle hiçbir inşaat sağlam duramaz ama toplum zihinlerine işlemiş bir kere! Baba evin güçlü karakteri olmuş. Kavanozları açmış, kırılanları tamir etmiş.  O kalbi tertemiz kocaman bir devmiş. En üst raflara yetişmiş, perdeleri takmış. Pelerinsiz bir kahramanmış. Çocukları için bir otorite figürü olmuş. “Dur yoksa baban kızar” denmiş. Bu rol onu çok hırpalamış, çok üzmüş. Ama devler ağlamazmış, hele kahramanlar hiç! Erkekler ağlamaz demişler ona! Gözyaşlarını içine akıtarak ağlamayı öğrenmiş. Erkekler babalarının yanında çocuklarını öpüp koklamaz, kucaklamaz demişler ona. Çocuğuna sevgisini kapalı kapılar ardında göstermiş. Çok seversen şımarır demişler. İçten içe sevmeyi öğrenmiş. Sevgili babalar zihninizdeki o koltuk takımını değiştirmenin vakti çoktan geldi geçiyor. Size yeni rahat bir takım hediye ediyor, tam ortasına ise, hüzünlenince akıtacağınız gözyaşlarından, çocuğunuza kucağınızda masallar anlatacağınız anlardan, eşinizle geçireceğiniz romantik dakikalardan oluşarak dokunan bir halı seriyorum. Gününüz kutlu olsun…   Doç. Dr. Saniye Bencik KANGAL
İlişkiler
“Bir insan yaratmanın maliyeti çok düşüktür, yumurta, sperm ve kafi miktarda şehvet ve işte dünyadasın.” Zarlar atıldı, kaderin artık belli. Doğduğun yer, sevgisiz baban, kifayetsiz annen, zorba ilkokul öğretmenin, parasızlık, aniden zengin olan arkadaşlar, hiçbir işe yaramayan arkadaşlar, kötü patronlar, vefasız sevgililer, hep ters giden işler, hep dibe vuran ekonomi, birbirini boğazlayan insanlar, hep bir yerlerde savaş, ölüm, sonu gelen dünya, işte senin kaderin. Eşitlik, adalet, umut, bunlar hep boş laf.. biliyorsun. Bunlar hep kader kısmet diyorsun.. biliyorum. Sindir, kabullen, itaat et.. Fırsatını bulduğunda acıma. Sen de gücünün yettiğine giriş. Kader sana nasıl vurduysa sen de vur. Kimim ben? kaçan mı? Savaşan mı? Bu kadarı mı? Fazlası mı? İçine fırlatıldığım hayatı kader bilip kabullenen miyim? Baştan yaratan mı? Sen bana cesaretten söz et.. Varsa eğer. Sana acı vaad ediyorum. Kan, korku, gözyaşı ve öfke ve yorgunluk ve savaş ve sonunda dünya cenneti. Başka biri olabilirsin.. Kim olacağını seçebilirsin ya da en azından kim olmayacağını... Fİ
Sinema