Allah Teâlâ belli dönemlerde zalimlerin, kafirlerin azgınlık yapmasına ve yeryüzünde haksız yere adam öldürmelerine, haramları işlemelerine izin verir; Allah Teâlà kullarını cezalandırmayı ihmal etmez, mühlet verir.
Hiçbir zalimin zulmü uzun sürmez. Gelecek, Allah'ın yardımı ile gelen zafer ve rahatlık olacaktır.
İnsana düşünme, fark etme becerisi sağlayan, imanı besleyen kaynak Kur'an-ı Kerim'dir.
Dünya aleminde bireyin ve toplumun;
-yarınını takdir edebilmesi,
-yönünü bulabilmesi,
-karanlıktan çıkabilmesi,
bu kaynağa yakını yaşayabilmesine bağlıdır.
Söz Rabbimizin sözü, nakleden Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem olduğu sürece mü'min; işitme ve harekete geçme eylemini, "İşittim, itaat ettim' canlılığında yaşamalıdır.
Çünkü Kur'an'ın çağrısına uyup cevap vermeyenler, duyusu var olsa da hakikate sağır olanlardır.
İnsan ve toplum, Kur'an'a göre yaşadıkça yükselir; Allah'ın kelamından uzaklaştıkça değersizleşir.
Allah'ın sözüne kulak vermeyen her kalp ve zihin yokluk içerisinde karanlığa dalıp gitmektedir.
Bu dalgınlığın sonucu, kalbin üzerine kilit vurulup da artık hakikati hissedemez, gözlerin doğruyu göremez, kulakların gerçeği işitemez olmasıdır.