Tiamat, Osmanlı denizaltısı Tahtelbahir’in görev hikâyesidir. Düşman denizaltısını vurduktan sonra mürettebat, düşman gemisinde buldukları iki sandıktan çıkan beklenmedik nesnelerle karşılaşır. Bu nesneler, mürettebat üzerinde tuhaf etkiler yaratır; korku, panik ve bilinmezlikle yüzleşmelerine yol açar. Hikâye, denizaltı içinde artan gerilim içinde gelişirken, insan doğasının sınırlarını ve korku karşısındaki zayıflığını da ortaya koyar.
Öyle bir acı ki, gözyaşlarını dökmeye yer bulamaz insan; işte o acı, sessizce yüreğin derinliklerine tekrar yayılır.
-Çelo kederi kova kova içine döktü.